TURİZM, KÜLTÜR ve TABİAT VARLIKLARI SEKTÖRÜ RAPORU

Hazırlayanlar

Yrd.Doç.Dr. Ali YİĞİT (F.Ü. Fen-Edebiyat Fak. Coğrafya Bölümü)

Öğrt.Gör. Handan ÇAĞLAYAN (F.Ü. Fen-Edebiyat Fak. Coğrafya Bölümü)

ELAZIĞ- 1997

GİRİŞ

Zengin doğal güzellikleri yanında, eski bir kültür ve uygarlık merkezi olan bir yörede bulunması nedeniyle önemli tarihi eserlere sahip olan Elazığ'da, bilhassa son yıllarda turizm faaliyetlerinde bir hareketlilik yaşanmaktadır. Ancak kontrolsüz ve kendiliğinden gelişen turizm faaliyetleri zamanla kendi dayandığı kaynakları tahrip etmektedir. Bu nedenle fazla gecikmeden turizm değerlerinin koruma altına ve yürütülen faaliyetlerin de kontrol altına alıması, ancak belli bir plan dahilinde gerçekleşterelebilir.

Bu nedenle Elazığ'da turizmin planlı bir şekilde geliştirilmesine temel olacak ilkeler, bir master planı dahiline alınmıştır.

AMAÇ

Proje, Elazığ'ın turizm potansiyelinin kullanımını artırmayı,

- Kültür ve tabiat varlıkların koruma altına almayı,

- Turizm faaliyetlerini belli bir program dahilinde düzenli olarak geliştirmeyi,

- Turizm değerlerini daha geniş kitlelere tanıtmayı,

- Turizmden sağlanan gelirleri artırmayı

Amaçlamaktadır.

HEDEFLER

Proje belli bir programdan yoksun, kontrolsüz bir şekilde sürdürülen turizm faaliyetlerini bir plana bağlamayı ve belli bir korumadan uzak doğal, tarihi ve kültürel değerleri koruma altına almayı hedeflemektedir.

 

TURİZM POTANSİYELİ

DO/AL POTANSİYEL

KIYI TURİZMİ

Elazığ kuzey ve kuzeybatıdan Keban, batıdan Karakaya baraj gölleri ile çevreledir. Ayrıca Güneyende yer alan Hazar Gölü ile birlikte adeta bir ada görünümü sergiler. Bu göllerden bilhassa Hazar Gölü kıyıları turizm amacıyla kullanılmaktadır. İlde Arıcak ve arıcak ilçeleri dışında tüm ilçelerin kıyıları bulunmaktadır..

Hazar Gölü: Elazığ -Diyarbakır karayoluna parelel olan Elazığ'a 22 km uzaklıktaki Hazar gölü tektonik bir gölldür. Yaklaşık 80 km2 yüzöyçümü ile Van Gölü'nden sonra Doğu Anadolu'nun 2. büyük doğal gölüdür.

Büyük nufus kitlelerinin barındığı şehir merkezlerine fazla uzak olmayan göl kıyıları, ulaşım kolaylığının yanında, doğal güzelliği ile de çevre halkının önemli bir reakreasyon alanı durumuna gelmiştir. (Yiğit, 1994, 289)

Keban Baraj Gölü: Keban baraj gölü ülkemizde bulunan en büyük 2. yapay göldür. Ulaşım kolaylığı olan yerleşimlerin yol güzergahları üzerinede bulunan yerlerde baraj gölünün manzarasının seyredilmesine imkan veren mekanlarda balık restorantları vardır.

Ayrıca gölde avcılık yapılmaktadır. Keban Baraj Gölü'nün kenarları ağaçlandırma yapılarak önemli bir rekreasyon alanı haline getirilebilir.

Karakaya Baraj Gölü: Fırat nehri üzerine kurulmuş ikinci barajımızdır. Yılda 7,5 Milyar kilowat/saat enerji üretmektedir. Karakaya barajı kıyıları henüz pek kullanımamaktadır.

TERMAL TURİZM

Elazığ ili hidrominaral kaynaklar yönünden zengin kaynaklara sahip olmasına karşın konaklama ve diğer tesislerin yokluğu nedeniyle henez pek kullanılamamaktadır.

Mürüdü (Sarılık Çeşmesi) Suyu: Elazığ'ın 7 km kuzeyinde ve Elazığ-Tunceli yolundan yarım kilometre mesafede yeralır. Sarılık olan kimseler bu sudan içmekte ve yıkanmaktadır. Bu su yöre halkı tarafından kullanılmaktadır.

Yurtbaşı (Hoğu) Maden Suyu: Elazığ'ın 14 km doğusunda bulunan Hoğu köyüne 1,5 km mesafede bulunan bu maden suyu belirli bir noktadan fakat bir çok delikten kaynamaktadır. Çıktığı yamacın biraz altında etrafı taşlarla örtülü bir havuzda toplanır. Daha ziyade mide ve böbrek hastalıklarına iyi gelen içmece, Yurtbaşı Belediyesi tarafından işletilmektedir. Yol ve elektrik gibi alt yapısı mevcuttur.

Perçenç Suları: Perçenç suları Elazığ'ın 7 km güneydoğusunda, akçakiraz köyü yakınında kaynmaktadır. Bu suyu halk nadiren içmekte daha çok bu su ile ıslattığı çamuru vucuda sürmektedir.

Gümüşkavak (Hırhırik) Maden Suyu: Elazığ'ın 5 km güneyinde Gümüşkavak köyü yakınında kaynayan bu suyun sıcaklığı 15°C'dir Saniyede 0,1 lt. kaynayan su soğuk olmasına karşı halk bu suyu ağrı, ve kaşıntıların tedavisinde kullanır.

Korucu Maden Suyu: Elazığ'ın 30 km güneydoğusunda İçme köyüne oldukça yakın bir mesafede çıkmaktadır. Etrafı ğaçlık olan bu maden suyunun sıcaklığı 17.5°C olup saniyede 0.5 lt kaynamaktadır. Halk bu suyu içtiği gibi bununla aynı zamanda ağrı ve sızılarla cilt kaşıntılarına karşı yıkanmaktadır.

Etminik Maden Suyu: Elazığ'ın 7 km güneyindeki Etminik köyünde yer alır. Köydeki su hem soğuk hemde miktarı azdır. Halk hem bu suyu içerek hemde yıkanarak yararlanmaktadır.

Kolan Kaplıcaları: Karakoçan ilçe merkezine 25 km mesafede yer alır. Bu suyun sıcaklığı 42°C'dir. Saniyede 5 lt. su kaynamaktadır. Peri çayının güney kıyısındaki küçük bir havuzda toplanmıştır. Halk bu havuzda yıkanarak ve içme uygulamalarıyla tedavi olur. Çevre il ve ilçelerden gelenler 24 odalı konaklama tesislerinde konaklamaktadır. Ayrıca dinlenme amaçlı kamelyalar ve gelenlerin yiyecek ve içecek ihtiyaçlarını karşılayan küçük bir bakkal bulunmaktadır.

Buban Hame Kaplıcası: Palu ilçesine 4 km mesafede Buban köyünün Hame merkezindedir. Suyun sıcaklığı 26°C'dir Saniyede 7 lt. kaynayan su yedi noktadan kaynamaktadır. Bu su romatizme ve siyatiğe iyi gelmektedir.

Payamlı Köyü İçmecesi: Kovancılan ilçesinin 15 km kuzeyindedir. Bir konaklama tesisi vardır. Böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir.

REKREASYON ALANLARI

1) Harput Mesire Yeri: Elazığ ilinin 5 km kuzeydoğusunda deniz seviyesinden yaklaşık 1280 m yükseklikte Harput platosunun üzerindeki mesire yeri, Harput'a girişte sağda Kitapçıgil parkının yanında yeralır.

Mesire yerine gelen halkın yiyecek, içecek ihtiyacını karşılayacak lokanta ve alış veriş yerleri bulunmaktadır. Ancak turistlerin konaklamısı için tesisleri yoktur. Şehre yakın olması, ulaşım kolaylığı yazın halkın buraya rağbet etmesine neden olur.

2) 100. Yıl (Zafran) Mesire Yeri: Elazığ'ın 2 km batısında bulunan Mesire yeri Orman Bölgü Müdürlüğü tarafınan yapılan çevre düzenlemesiyle 1981 yılında hizmete açılmıştır. 16 hektar alana sahip olup çam ağaçlarıyla kaplıdır. Piknik yerleri, çay bahçeleri ve yemek yemek için restorantı vardır.

3) Cip Barajı Mesire Yeri: Elazığ'ın 30 km batısında Cip Çayı üzerine yaplmış olan Cip Baraj gölü mesire yeri ağaçlık bir alan içerisnde yeralır. Manzara güzelliği ve ulaşım kolaylığından dolayı yaz aylarında yöre halkı tarafından rağbet edilir.

4) İçme Mesire Yeri: Elazığ'ın 30 km doğusunda Elazığ-Tunceli karayolu üzerindedir. İçme nahiye merkezinde bulunan mesire yeri Keban baraj gölü kıyısında yer almasıyla manzara güzelliği, soğuk suları ve ağaçlık olması nedeniyle halkın rağbet ettiği mesire yerlerindendir.

5) Hazar Gölü: Elazığ-Diyarbakır karayolu üzerindedir. Elazığ'ın 22 km güneydoğusunda yeralan Hazar Gölü ilin ön önemli rekreasyon alanlarından biridir. Göl kıyıları, plaj özelliği gösterir şekilde ve suya girmeye müsaittir. Göl etrafında resmi kuruluşlara ait kamp tesisleri, balık restaurantları, villa tipi evler vs. yeralır. Ulaşım kolaylığından dolayı günübirlik olarak kullanıldığı gibi, çadırlı kamp kurma şeklinde de kullanılır.

6) Baskil: Değirmendere mesire yeri; Baskil ilçesinin 5 km doğusunda Baskil-Elazığ karayolunun üzerindedir. Çam ormanlarıyla kaplıdır.

7) Karakoçan: Kalecik mesire yeri; Karakoçan'a 6 km uzaklıktaki Kalecik köyü yakınlarındadır. Devlet Su İşlerine ait Kalacik baraj gölünün kıyısında çam ağaçları arasında bulunan mesire yeri civar halk tarafından yaz aylarında kullanılmaktadır. Piknik yapmak, dinlenmek, serinlemek, balık avlamak için ideal bir yerdir. Ayrıc yüzme havuzlarıda bulunmaktadır.

8) Kovancılar: Hoşmat Dinlenme Parkı; Karayollarına ait ilçeye 25 km uzaklıktaki Çam ağaçlarıyla kaplı olan bu parkın içinde küçük bir yüzme havuzu, oturmak için banklar, masalar, mangallar bulunmaktadır. Ulaşımın rahat olmasından dolayı bahar ve yaz aylarında insanların günübirlik rekreasyon alanı olarak kullandıkları bir yerdir.

KLİMATİZM

Dağların ve yaylalarında turizm değeri taşıdıkları bir gerçektir. Yaz aylarında sıcaklığın 20°C civarında kalması, geceleri oldukça serin geçmesi rahatlatıcı ve temiz bir orman havası, serin pınarlar vs. gibi özellikleriyle yorgun insanları rahatlatır ve onlara enerji kazandırır. Nitekim dağlık sahalarda tatillerini geçiren insanların kanındaki alyuvarların miktarının süratle artması, insan vücudunu sıhhate kavuştuğunu gösterir.

Bu bakımdan yayla turizmi ile sağlık turizmi arasında bir ilişki sözkonusudur. Süratli yaşam temposundan dolayı sinirleri gerilen insanlar rahatlamak için yaylalara çımaktadır. Bu açıdan il sınırları içinde bulunan 2347 m. yüksekliğindeki Hazarbaba dağı ile 2171 m. yüksekliğe sahip Mastar dağının dağ-doğa yürüyüşleri için uygun alanları mevcuttur.

Buzluk Mağarası: Buzluk Mağarıs Harput'un kuzeydoğusundaki yüksek kalkerli plato üzerinde, bir çöküntü dolini altındadır. Faylanmaya bağlı olarak kalker arazide çok sayıda kırık ve diyaklaz sistemleri meydana gelmiş, mağara gelişimini bu zayıf mukavemet sahalarına bağlı olarak karstlaşma faaliyeti sonunda tamamlayabilmiştir.

Mağarada buz oluşumu, mağara sistemi içinde gerçekleşen klimatolojik şartlara , mağarının doğal şekline ve yaz ayları içindeki kuvveti hava akımlarına bağlıdır.

Mağarının güneyinde yeralan karst çukur olan "dolin" buzluk mağarasının su deposu vazifesini görmektedir. Bu karst alanına düşen yağmur ve kar suları bu çukur alanda toplanarak kalın kalker blokların geniş yüzeylerinde depolanırlar ve mağara sahasına yavaş yavaş damlayan ve sızan suları sağlarlar. Ayrıca, mağarada dolaşan kuvvetli hava akımı sonunda su buharının yoğuşmasıyla gerekli nem ve su, buz oluşumu için yeterli sebep olur.

Türkiye'de bir örneği bulunmayan bu ilginç mağaranın turizme kazandırılması için; Doğal şekli bozulmadan mağara ışıklandırılmalı, giriş ve çıkışların rahat yapılabilmesi için bir merdiven sistemi geliştirilmelidir. Ayrıca, mağara içindeki kaya döküntüleri temizlenmeli, oturma ve dinlenme yerleri tasis edilmelidir.

KÜLTÜREL KAYNAKLAR

Elazığ Arkeolojik ve Etnoğrafya müzesinde, çevreden derlenmiş etnoğrafik ve arkeolojik eserler yer almaktadır. Müze 1981 yılında hizmete açılmıştır. Elazığ Müzesi, eserlerin binlerce yıllık uygarlık tarihini yansıtması bakımından yerli ve yabancı bilim adamlarının ilgisini çekmektedir. Keban eski eserleri kurtarma projesi çalışmaları sonucunda elde edilen arkeolojik eserlerde Elazığ müzesinde sergilenmektedir. M.Ö. ki dönemlerden kalma çanak, çömlek, ok, mühür, idol, kemik araçlarla, Roma, Bizans ve Selçuklu dönemi yapıtları da bulunmaktadır.

1968-1971 yılları arasında Keban barajından kurtarma çalışmaları yapılan höyükler arasında Norşun Tepe, Altınova höyükleri Uluova'da yeralmaktadır. Han İbrahim Şah, Fatmalı, Kalecik, Ağın, Aşvan, Taşkun, Pağnik Höyükleri Kuzova'da, Şemsiyetepe, İmik Uşağı Höyükleri ise Elazığ-Malatya sınırlarına yakın yerlerde olup Karakaya Baraj Gölünün suları altında kalmıştır.

Tarımın dünyada ilk yapıldığı dönemlerin izlerini taşıması açısından Uluova'da yeralan Altınova Höyüğünden çıkan eserlerde önem kazanmaktadır.

Elazığ müzesinde M.Ö 4000 senelerine ait, Paleolitik çağdan başlamak üzere, Neolitik, Kalkeolitik, Tunç çağı, Demir ocağı, Ortaçağ ve Osmanlı devletinin son dönemlerini kapsayan tüm Anadolu uygarlığına ait eserler bulunmaktadır.

Harput'ta bulunan Harput Müzesindeki eserler etnoğrafik eserlerdir. Urartu kitabesi, Latince kitabe, Harput'taki çeşitli binalara ait kitabeler, Korucu Tepe Höyüğü bulutları ve Mozaik parçalarıdır.

Fatmalı-Kalecik Höyüğü: Fatmalı-Kalecik Höyüğü'nde, Amerikalıların yaptığı araştırmalarda Erken Dönem ve Geç Dönem diye tanımlanan yerleşmeler bulunmuştur. İngiliz Arkeoloji Enstitüsünce yürütülen Pağnik (Kaşpınar) kazılarında Tunç Çağı'ndan çanak-çömlek, Roma Dönemi'nden kale kalıntıları ortaya çıkarılmıştır.

Haraba Köyü kalıtıları yakınlarında Şimşat Kalesi kazılarından Geç Hitit Dönemi'nden çanak-çömlek, Helenistik Dönem sur kalıntıları vardır.

Han İbrahim Şah Höyüğü: Burada ilk Tunç Çağı'na inen bir yerleşme bulunmuştur. Uzun bir aralıktan sonra ikinci yerleşme, Bizans Dönemi'ndendir.

Tepecik Höyüğü: Altınova en eski yerleşmelerinden biri (Yeni taş) Tepecik Höyüğüdür. Son Bakırtaş Dönemiyse Mezopotamya Çağı'nda, küçük bir yerleşme görünümündedir. Yörede mühürler, çanak-çömlek parçaları bulunmuştur.

Korucutepe Höyüğü: En eski yerleşme M.Ö. 4500-3500'e tarihlenen Bakırtaş Dönemi'ndendir. Bunu Tunç Mitanni, Hitit dönemleri izlemiştir. Burada, metal gereçlerle, kadın heykelciklerine, yapı kalıntılarına rastlanmıştır. Burası Hitit Dönemi'nin önemli merkezlerindendir. Bu dönemden mühür ve yazıtlar, Boğazköy'dekilerle benzerlik göstermektedir. Elazığ'ın 26 km. güneydoğusundaki Norşuntepe'de ilk yerleşmeler Bakırtaş Dönemi'ne inmektedir. Ayrıca Tunç, Hitit, Urartu dönemlerinden duvar kalıntıları, ev temelleri, mühürler bulunmuştur.

Tülintepe Höyüğü: Tülintepe'de en eski yerleşme M.Ö. 5000'lere uzunmaktadır. (İlk bakırtaş) Yörede duvar kalıntıları, çanak-çömlekler, kadın heykelcikleri bulunmuştur.

Körtepe Höyüğü: İlk Bakırtaş'tan Demir Çağı'na değin tüm evrelere rastlanmıştır.

Değirmendere Höyüğü: Bakırtaş ve Tunç dönemlerinden yerleşmelerde yeni yapı tekniğiyle karışlaşılmıştır.

TARİHİ ESERLER

Harput'ta Bulunan Tarihi Eserler

Alacalı Camii: İlk inşa devrinin Artuklulara ait olduğu sanılmaktadır. XIX. y.y.'da onarım görülmüştür. Planı dikdörtgen şeklinde olan caminin, iç kısmı iki kemer üzerine yapılmıştır. Mihrabı oyma taşlarla bezelidir. 12 tane pencere vardır.

Ağa Camii: Bugün yıkık durumda olan caminin sadece kesme taşlardan yapılmış minaresi ayakta durmaktadır. 1559 yılında Pervane Ağa tarafından inşa edildiği Harput müzesindeki kitabede yazılıdır.

Ahmet Bey Camii: Şimdi tamemen harap durumda olan caminin yapımı 1500'li yıllara rastlamaktadır. Kesin olarak kimin tarafından inşa edildiği bilinmemektedir. Yapılan araştırmalara göre cami dikdörtgen şeklinde inşaa edilmiş ufak bir camidir.

Esadiye-Arslaniye Camii: Artukoğulları tarafından yapıldığı sanılan cami, şehrin doğusunda, Esadiye mahallesinde yer almaktadır. Kırma taştan yapılmış duvarları yıkık, kuzeye bakan kapısıda yıkıktır.

Kale Camii: Harput kalesi içinde kale kapısından girilince dar ve dik bir yol ile hisarın üstüne çıkmadan önce sağ kol üzerinde bulunduğu belirtilen camiden günümüze hiç bir iz kalmamıştır. (Osmanlı Dönemi)

Kurşunlu Camii: Kare planlı olan cami iki küçük kubbe ile büyük bir kubbeden oluşmaktadır. Minaresi ve şerefesinin bulunduğu yer diğer camilere nazaran daha yüksektir. Eskiden dört bir tarafı mektep ve medreselerle çevrili bir site halindeydi. Şu anda mektep ve medreseler yıkılmış durumdadır.

Meydan Camii: Ne zaman yapıldığı bilinmemektedir. Yapısı nedeniyle Ulu Cami gibi Artukoğulları veya Selçuklu zamanında yapıldığı zannedilmektedir. Sadece yan duvarları yıkık ve harap şekilde bulunmaktadır.

Sarahatun Camii: Akkoyunlu hükümdarı Bahadır Han'ın annesi Sarahatun tarafından yaptırıldığı söylenmektedir. Kare planlı caminin, dört büyük kemerleri sütunlara dayanan kubbesi ile görünümü ihtişamlıdır. Caminin iç kısmında sanat değeri olan yazılar bulunmaktadır.

Ulu Camii: Artuklu hükümdarı Fahreddin Karaaslan tarafından (1156-1157 yılları arasında) yaptırılmıştır. Anadolu'daki camilerin ayakta kalanlardan en eski olanıdır. En dikkat çeken özelliği ise mimarisinin eğri olmasıdır. Restore görmüş ve ibadete açık bir camidir.

Hamamlar

Koca Hamamı: Kurşun'lu caminin güneyinde bulunan bu hamam klasik Osmanlı hamamları tipindedir. Soyunma, ılıklık ve sıcaklık kısımları mevcuttur.

Çemşit Hamamı: Osmanlı yapısı olan bu hamam Sarahatun caminin yanında yer almaktadır. Soyunma yeri kare planlı üzeri kubbe ile örtülü olan Çemşit hamamının taş kemerli iki küçük kapısı vardır. Yavuz Sultan Selim'in sipahi beylerinden Çemşit Bey tarafından yaptırılmıştır.

Yeni Hamam (Arslaniye Hamamı): Esadiye mahallesinde ve Esadiye caminin önünde ve dere içerisinde bulunan bu hamam klasik Osmanlı hamamı tipindedir. Bugün çok yıkık ve harap durumdadır.

Kale Hamamı: Kali meydanında, kaleye karşı ve meydana inilen geniş caddenin karşısında bulunan bu hamamın tarzı çok eski bir mimariyi yansıtmakla beraber kimler tarafından yapıldığı bilinmemektedir. Günümüzde harap bir durumundadır.

Dere Hamamı: Yeni hamamdan dere içine inilince görülen yıkıntı, Dere hamamıdır. Kubbe ve tonozları çökmüş ve bozulmuştur. Harput kalesi ile yapıldığı rivayet edilse de Salname kayıtlarında hamam MELİK MUZAFFER'UDDİN tarafından yaptırılmıştır.

Mescit ve Türbeler

Alaca Mescit ve Türbesi: Diğer adı "Arap Baba Mescit ve Türbesi"dir. Kare planlı üzeri kubbe ile örtülü yapı Selçuklu'lar zamanında yapılmıştır. Mihrabın iki tarafından küçük pencereleri bulunur. Mescidin tavanı, tonoz halinde tek kubbeli 4 m. yükseklikte kurşunla kaplıdır. İçerisinde Arap Baba'ya ait olduğu söylenen ceset, tahta bir sandığın içerisinde bulunmaktadır.

Ahi Musa Mescit ve Türbesi: Sarahatun camisinin karşısında bulunur. Yapı, türbe ve mescitten ibaret olup daha önceleri kitabesine göre 1185 tarihinde kırma taşlarla yapılmıştır. Harput'taki tek Ahi yapısı budur.

Zahri Baba Mescidi ve Türbesi: Zahriye mahallesinde bulunan bu türbenin eski kaynaklardan Zahriye Külliyesi içerisinde olduğu bilinmektedir. Dikdörtgen planlı bu yapının üzeri toprakla örtülü kubbe şeklindedir.

Ankuzu Baba Türbesi: Ankuz veya Beykuzu adıyla anılan türbe, Harput'a 7-8 km mesafede ve Harput'un kuzeydoğusunda, Buzluk kayalıkları, Gavur taşı ve Ankuzu denilen üç muazzam yüksek kayalıkların sonucu olan Ankuzu kayalıklarının tam tepesindedir. Yapıldığı tarih kesin olarak bilinmemektedir. Türbe duvarlarında moloz taş kullanılmıştır. Türbenin batısında ve güneyinde yıkılmış zaviyenin duvar kalıntıları görülür.

Seyyid Ahmet Kürdi: Ulu caminin sağında yer alır. Seyyid Ahmet Kürdi 1830 yılında Bingöl'ün Kür köyünde doğmuş, 1882 yılında Harput'a yerleşmiştir. Ölümünden önceki vasiyeti üzerine Ulu Caminin hazinesine gömülmüştür.

Beşik Baba Türbesi: Ağa mahallesinde ve kayabaşı denilen Büyük Namaz meydanında yalçın kayalar üzerindedir. Kendisi, Hazımı ve Çocuğu Harput'un Araplar tarafından istilası sırasında, türbenin bulunduğu yerde şehit düşmüşlerdir. (642-650)

Türbe yalçın kayalar üzerinde blok taşlarla yapılmıştır. İçten dikdörtgen dıştan her kenarı iki metre olan sekizgen planlı bir plana sahiptir. Türbe içerden tonozla, dışardan ise kubbe ile örtülüdür.

Fatih Ahmet Türbesi: Harput'a 1,5 km. mesafede yüksek bir tepe üzerindedir. Türbe çok büyük değildir. Kapısı taş kemerlidir. İçeride üzeri örtülü bir sanduka bulunmaktadır. Penceresi olmayıp 2 adet hava mefezi vardır. Sağ tarafta mescidi yeralır.

Mansur Baba Türbesi: Sarahatun caminin kuzeybatısında, Cami-i Kebir Mahellesindedir. Gerek mimari tipi, gerekse efsaneleri ile önemli Harput eserlerindendir. Türbe, sekizgen kaideli kalın kesme taşlardan yapılmıştır.

Nadir Baba Türbesi: Arap Baba Türbesinin doğusunda, Alacalı Caminin karşısındaki yolun sağında yeralan bu yapı ile ilgili elde tatmin edici kayıtlara rastlanmamaktadır. Türbenin özelliklerinden biride Ermeni'lerin büyük inançla Türbeye bağlanmaları idi. Hasta olan çocuklar türbeye şifa bulmak amacıyla getirilirdi. Dörtgen yapılı bir yapıdır.

Şeyh Hacı Osman Bedrettin Efendi Türbesi: Halk arasında İmam Efendi olarak anılır. Şeyh Hacı Hafız Osman Efendi'nin türbesi Meteris mezarlığında yeralmaktadır. Kubbeli bir türbe olup dörtgen yapılıdır.

Uryan Baba Türbesi: Harput'un güneyinde Tilkilikler Kayalarının önünde yeralır. Çeşitli büyüklük ve şekildeki taşlarla yapılmış bir türbedir. Türbede yatanların kim olduğu bilinmemektedir. Fakat haçlı Seferlerinde şehit düşen kumandanlara ait olduğu söylenmektedir.

Murat Baba Türbesi: Ağa camisi yakınında bulunur. Türbe tek katlı, altıgen şekilde ve moloz taştan yapılmıştır. Üstü kubbelidir. İçte köşeleri tromblu ve basıktır. Kubbe eteğindeki kirpi saçakları ayrı değer taşır. Osmanlı devri XVIII. asrın ikinci yarısına ait olduğu sanılır. Bir penceresi varsa da doldurulmuştur. İçi loştur.

Bir köşede kabri bulunur. Alt kısmıda cesetlerin çürümemiş olduğuna bakarak türbenin aslının Osmanlı'lardan evvelki devire kadar indiği sanılır.

Büyük Beyzade Hacı Rıza Efendi: Harput'un kuzeyinde Beyzade caddesi üzerindedir. 1810 H. (1225 M.) tarihinde Harput'ta doğan Beyzade Efendi medresede müderrislik yapmıştır. Beyzade Efendi'nin mezarını ziyarete gelenler çoktur.

Diğer Eserler

Üç Lüleli Çeşme: Ağa mahallesinde Ağa caminin önünde yeralmaktadır. Eyvanlı olan bu çeşme, eyvan kemeri ortasında ay yıldız, köşelerde ise palmet motiflerle bezeli kare taşlar vardır. Kitabesine göre 1324 H. (1906 M.) yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır.

Meydan Pınarı: Meydan caminin karşısında bulunan bu çeşme tarihi bir çeşmedir. Kitabesine göre bu çeşmeyi ve abdestlikleri (1879 M.-1296 H.) tarihinde Dabağzadelerden yüzbaşı Ahmet Ağa adlı bir zat yeniden yaptırmıştır.

Meryem Ana Kilisesi: Harput Kalesinin doğusunda kalker kayalara yaslanmış durumundadır. Arka duvarlarını kalenin kaya kütleleri oluşturmaktadır. İç yapı tarzı, kemerleri, dua yerleri simetrik bir karakter taşır. Kitabelere göre Harput kalesinden sonra en eski eser sayılır. Dikdörtgen planlı M.S IV. yüzyılda Süryani üslubuyla yapılan kilise 1179-1262 yıllarında onarım görmüştür. Kilisenin yapılış tarihi 1700 sene öncesine kadar götürülmektedir.

Harput Kalesi (Süt Kalesi): Tarihi Harput şehrinin Harput Kalesi coğrafi durumu bakımından, tarihi boyunca önemli bir kale olarak kendinden bahsettirmiştir. İç kale ve dış surlar olmak üzere iki bölümden meydan gelmektedir. Dış surlar tamamen yıkılmış sadece Harput'a girişte bazı kalıntıları görülmektedir. İlk inşa tarihinin Urartular devri olduğu bilinmektedir. Artuklu'lar zamanında ve 1205 yılında Osmanlı'lar zamanında onarım görmüştür.

Elazığ Merkezinde Bulunan Tarihi Eserler

İzzet Paşa Cami: 1863 yılında Harput valiliğine tayin olunan vezir Hacı Ahmet Paşa eski hükümet konağı karşısında şimdiki İzzet Paşa Caminin bulunduğu sahada 6000 metrekare büyüklükte bir arsa satın alarak 1866 yılında bu arsa içinde kerpiçten bir cami inşa ettirilmiştir. Bu cami 400-500 kişi olacak büyüklükte idi. İhtiyaca cevap vermeyen ve tavanı çöken kerpiç bina 1967 yılında İzzet Paşa Cami Yaptırma ve Yaşatma Derneği tarafından sökülerek yeni inşaatı başlatılmıştır. İzzet Paşa Cami ve ekleri 1972 yılında tamamlanmıştır.

Süryani Kilisesi: Dikdörtgen yapılı olan bu kilisenin yan duvarları tuğlayla örülmüş olup, günümüze kadar ulaşmıştır. İzzetpaşa mahallesinde yeralan bu yapının çatı kısmı yıkık bir vaziyettedir.

İlçelerdeki Tarihi Eserler

Ağın İlçesindeki Tarihi Eserler: Elazığ'ın 86 km kuzeybatısında bulunan Ağın ve çevresinde yapılan kazılarda yontmataş devrine ait buluntulara rastlanmıştır. Keban baraj gölü alanı içerisinde kalan Kaşpınar (Pağnik) ve yakınlarındaki Yenipayam (hastek) köyü civarına yapılan kazı ve araştırmalarda ilk çağlara ilişkin çakmaktaşı ocaklarına rastlanmıştır.

Ağın ve çevresinde sırasıyla Hurri, Hitit, Urartu, Asurlar, Medler, Persler, Roma ve Bizanslıların yaşadığı daha sonra bölgenin Artukluların ve sonra Osmanlıların eline geçtiği kaynaklardan ve kazılardan anlaşılmaktadır.

Karamağra Köprüsü: Ağın'a 10 km. uzaklıkta Arapgir çayı üzerinde bulunan ve V. yüzyıldan kalma olduğu sanılan bu köprü, Keban baraj gölü alanı, içerisinde kaldığından sökülerek Elazığ müzesine nakledilmiştir. (Elazığ İl Envarteri-1995)

Ağın ilçesinin kuzeybatısında yeralan Bademli köyündeki kaya mezarları Urartu'lardan günümüze kadar ulaşan önemli tarihi eserlerindendir.

Keban İlçesindeki Tarihi Eserler:

Yusuf Ziya Paşa Cami ve Külliyesi: Cami, medrese, kütüphane, hazine ve şadırvandan meydana gelen bir külliyedir. Medrese kısmı bugün mevcut değildir. I. Abdulhamit'in saltanatı sırasında Keban'da emirlik yapmış bulunan Yusuf Ziya Paşa tarafından yaptırılmıştır.

Cami: Kare planlı caminin orta kısmı dört sütunun taşıdığı kubbe ile, kenarları tonozla örtülüdür. Sade mimberine karşın mihrabı gayet güzel taş işçilik gösterir. Büyük tunç şamdanlar üzerindeki bezemelerde dikkat çekicidir. Harim kapısının iç içe iki yuvarlak kemeri arasında iki kitabe bulunmaktadır. Caminin batısında yeralan minare tamamen müstakil olarak inşa edilmektedir. Minare kitabesine göre 1212 H. yılında inşaa edilmiştir.

Şadırvan: Sekizgen planlı şadırvan üzerini örten kubbe bugün mevcut değildir.

Kütüphane: Yapı, caminin batısında bulunup, iki katlıdır. Her iki katta birbirine benzer. Üst kata çıkan merdiven yıkılmış ve yeniden ahşap olarak yapılmıştır. Yapısı mevcut zamanımıza gelebilen tek Elazığ ve çevresine ait kütüphanedir.

Vakıf Hanı (Denizli Kervansarayı): Keban ilçesine bağlı Denizli (Abidun) köyünde bulanan bu kervansaray doğudan batıya giden antik yol üzerindedir. Dikdörtgen planlı yapının üzeri tonozla örtülüdür. Esas kapı üzerinde belirsiz şekilde üç kadın figürü bulunmaktadır. Kapı çift kemerlidir. İki kemer etrafında yeralan kitabe tamamen silinmiştir. Zamanımıza kadar iyi bir şekilde gelen bu yapıda Selçuklu mimari tesirleri görülmektedir.

Tarihi Han: Keban ilçesinde Selçuklulardan kaldığı zannedillen kemerli yapısıyla tarihi bir han bulunmaktadır.

Palu İlçesindeki Tarihi Eserler

Palu Kalesi: Eski Palu'da bulunan bu kale Urartular devrinde yapılmış, daha sonraları onarım görmüştür. Kaleye su ve erzak taşımak için açılmış iki gizli geçit vardır. Murat nehrine bakan kale yamacındaki kilise yıkıntısıda tarihi yapılardandır. Yine kalenin içerisinde hamam yıkıntısı ve Urartu Kralına ait çivi yazılı taş kitabe kalenin içerisinde bulunan tarihi eserlerdir.

Küçük Cami: Eski Palu'ya girişte yeralan bu caminin sadece yan duvarları ve minarenin bir kısmı ayaktadır. Şerefesi yıkık durumda olan minarenin alt kısmında iki sıra halinde yeşil sır kalıntıları bulunmaktadır.

Ulu Cami: Eski Palu'da yeralan bu cami dirdörtgen planlı ve üzeri düz damla örtülüdür. Üst kısmı yer yer yıkık durumdadır. Siyah beyaz taştan örülmüş kemerleri vardır.

Taştan yapılmış mihrabın bir kısmı yıkık olup yan kısımlarında rozet motifleri vardır. Minare kaidesi kare olup üst kısım yuvarlaktır. Cami içerisinde kitabesi bulunmaktadır.

IV. Murat Köprüsü: Palu İlçesinin doğusunda, Murat nehri üzerinde yeralan köprü 156 m. uzunluğuda 3,5 m. genişliğindedir. Orjinal yapıdan arta kalan iki kemer ve orta ayak burunları yapı uslubu açısından diğer Selçuklu köprülerine benzemektedir.

Merkez Cami: Eski Palu'da yeralan bu yapı dikdörtgen planlıdır. Üstü yıkık olan caminin sadece minaresinin kare kaide kısmı ve yan duvarları ayaktadır. Caminin kitabesinden 1291 H. yapıldığı bilinmektedir.

Kara Çemşit Bey Türbesi: Bu türbe Palu'nun en dikkate değer türbesidir. Kare planlı türbe tek katlı olup üzeri kubbe ile örtülüdür. Türbe içerisinde 8 mezar bulunmaktadır. Mezarların Çemşit Bey'in akrabalarına ait olduğu üzerindeki kitabelerde yazılmaktadır. Dıştan kesme, içten moloz taşlarla yapılmış olan türbe onarım görmüştür.

Hamam: Klasik Osmanlı hamamları tipindedir. Üzeri tonozla örtülü bir delhizle soyunma yerine gidilir. Ilıklık kısmı kare planlı ve üzeri kubbeyle örtülüdür. Kubbe üzerinde aydınlık feneri mevcuttur. Kapı üzerindeki kitabesinden 1070 yılında inşaa edildiği anlaşılmaktadır.

Kilise: Eski Palu'da bulunmaktadır. Kare planlı olan kilise bügün hayli yıkık durumdadır. Kilisenin sadece naos kısmı ayaktadır. Kare planlı naos kısmının üstü kubbe ile örtülüdür. Kubbe tamemen yıkılmış sadece kubbe konağı kalmıştır. İçerisinde Meryem ve İsa'ya ait olduğu sanılan figürler bulunmaktadır.

Baskil İlçesindeki Tarihi Eserler

İlçedeki tarihi eserler çoğu Keban baraj gölü altında kalmıştır.

IV. Murat Hanı: Elazığ-Malatya karayolu üzerinde bulunan han yıkık durumdaydı. Karakaya baraj gölünün açılmasıyla sular altında kalmıştır.

Urartu Kaya Kitabesi: Çivi yazısı ile kayalara yazılmış bu taş kitabe Urartu Krallarından II. Sardur'a aittir. "Yazılı Kaya" olarak bilinen bu yazıt Karakaya Barajı sahasında kalmıştır.

Şeyh Hasan Türbesi ve Mescidi: Baskil'in 3 km. kuzeyinde Doğancık köyünde bulunan Hasan Baba Türbesi ve Mescidi'nin tarihi ve sanatsal değeri yanlış onarım sonucunda ortadan kalkmıştır. Türbenin giriş kapısı oldukça küçüktür, mescid özelliğide taşımaktadır.

Maden İlçesindeki Tarihi Eserler

Maden'deki tarihi eserlerin içerisinde 1895 yılında II. Abdülhamid'in padişahlığı sırasında yapılmış olan tarihi hükümet konağı bulunmaktadır. Restore edilerek günümüzde İmam Hatip Lisesi olarak kullanılmaktadır. Hükümet konağının yanında yeralan ve ilçeye tarihi bir görünüm katan Osmanlı yapısı saat kulesi yeralır. Anadolu'nun hiç bir yerinde bu tarz bir yapı yoktur.

Cami-i Kebir: Osmanlılar döneminde 1872 yılında Sultan Hamid tarafından yaptırılmıştır. Taştan yapılmış minaresi çok zarif bir işçilik sergilemektedir. Cami minaresinin H. 1317 yılında yapıldığı minarenin kapısındaki kitabede yazılmaktadır.

Karakoçan İlçesindeki Tarihi Eserler

Pamuklu Koç Mezarları: Pamuklu köyünde rastlanan koç, koyun mezarları Elazığ Arkeoloji ve Etnoğrafya Müzesi'nin girişinde sergilenmektedir.

Urartu Kaya Kitabesi: Karakoçan'a 7 km. uzaklıkta bulunan, Bahçecik köyünde boşaltılmış bir evin duvarına monte edilmiş üzeri yazılı bir taş bulunmuştur. Palu ve Bağın kalelerindeki Urartu kaya kitabelerine benzeyen bu taşın ön yüzü düz, arka kısmı kaya bloktan koparılmış durumdadır. Taşın ağırlığı 400-500 kg. civarındadır.

Kovancılar İlçesindeki Tarihi Eserler

Kovancılar ilçesinde pek fazla tarihi eser bulunmamaktadır. İlçeye 10 km. uzaklıktaki Tunceli yolu üzerinde bulunan Ekinözü köyündeki kilise yıkıntıları, taş çeşme ve kulunun Ermeni'lerden kalma olduğu söylenmektedir. Ayrıca Kovancılar'a 13 km. uzaklıktaki Çakırtaş köyünde Ermeniler'den kalma kilise yıkıntıları vardır

BUGÜNKÜ KULLANIM DURUMU

Konaklama Tesisleri

İl merkezinde Turizm Bakanlığından işletme belgeli iki yıldızlı bir olet ile Sivrece ilçesi Güneyköy'de ikinci sınıf işletme belgeli bir motel bulunmaktadır. Ayrıca il merkezinde turizme hizmet verebilecek nitelikte 10 adet otel bulunmaktadır.

Turizm Bakanlığından işletme ve yatırım belgeli konaklama, yeme-içme tesisleri ile ilgili bilgiler aşağıdaki tablolarda verilmiştir.

Tablo 1: Elazığ İlindeki Turizm İşletme Belgeli Konaklama Tesisleri

Tesisin Adı

Sınıf

Oda- Yatak Sayısı

Yeri

Beritan Oteli

2 Yıldız

65-124

ELAZIĞ

Tur-Pol Turistik Tesisleri

MOTEL

42-90

SİVRİCE

Tablo 2: Elazığ İlindeki Turizm Yatırım Belgeli Konaklama Tesisleri

Tesisin Adı

Sınıf

Oda-Yatak Sayısı

Yeri

Şen-Dur Turistik Tesisleri

Tek Yıldız

10-20

SİVRİCE

Pembe Sultan

İki Yıldızlı Otel

42-84

MADEN

Öz Yücel

3 Yıldızlı Otel

81-182

SİVRİCE

Tablo 3: Elazığ İlindeki Belediye Denetimindeki Konaklama Tesisleri

Otelin Adı

Sınıfı

Oda - Yatak Sınıfı

Varan Oteli

Lüx

36-76

Akar Oteli

Lüx

45-70

Erdem Oteli

1-A

68-100

Turistik Otel

1-A

50-89

Divan Otel

1-A

37-73

Çınar Otel

1-A

43-67

Emek Otel

1-A

35-50

Dörtyol Otel

1-A

30-59

Bulut Otel

1-A

55-70

İpek Otel

1-A

30-70

Tablo 4: Elazığ İlindeki Turizm İşletme Belgeli Lokantalar.

Tesis Adı

Sınıf ve Türü

Kapasitesi

Altınşiş Lokantası

2. Sınıf

160

Beritan Lokantası

2. Sınıf

125

Çardak Lokantası

2. Sınıf

50

Tur-Pol Lokantası

2. Sınıf

125

Baranlar Lokantası

2. Sınıf

60

Tablo 5: Elazığ İlindeki Turizm Yatırım Belgeli Lokantalar.

Tesis Adı

Sınıf ve Türü

Kapasitesi

Şen-Dur Lokantası

2. Sınıf

135

Pembe Sultan Lokantası

2. Sınıf

100

Grand Yakamoz

Kafeterya

90

Öz Yücel Lokantası  

240

     

Tablo 6: Elazığ İlindeki Belediye Belgeli Lokantalar

LOKANTANIN ADI
Örnek Lokantası
Huzur Lokantası
Kilis Kebap Salonu
Güler Lokantası
Otogar Lokantası
Merkez Lokantası
Köz Kebap Salonu
Öz Ömür Lokantası
Zafer Lokantası
Öz Elazığ Lokantası

Tablo 7: Elazığ Merkez İlçede Bulunan Seyahat Acentaları

Grubu

Adı

AG

Duman Turizm Seyahat Acentesi

B

Elazığ Seyahat Acentesi

Tablo 8: Hazar Gölü Kıyısındaki Kamu Kuruluşlarına Ait Tesislerin Kuruluş Tarihleri ve Kapasiteleri

Tesisin Bağlı Olduğu Kuruluş

Kuruluş Tarihi

Ünite Sayısı

Yatak Sayısı

Mevcut Tesisler

Orman

1967

21

105

Gazino, Lokanta, 21 Daire
Elazığ Belediyesi

1988

66

114

33 Lojman, Plaj
Sağlık müdürlüğü

1990

46

192

Gazino, 24 Daireli Lojman, Lokanta
Köy Hizmetleri

1991

20

40

Gazino, Oyun Parkı, Plaj
Bayındırlık

1991

-

-

İnşa Halinde
Emniyet

1994

-

-

İnşa Halinde
Maliye

1984

36

64

Gazino, Oyun Parkı
D.S.İ.

1959

69

276

Kafeterya, Gazino, 1 Lokanta
Adalet Bakanlığı

1991

-

-

Sadece Yeri Belli
Fırat Üniversitesi

1982

18

78

18 Daireli Motel, Gazino, Kantin, Lokanta
Karayolları

1962

52

208

30 Oda, 6 Daire, Gazino, Lokanta
İller Bankası

1995

40

120

Gazino, Lokanta, 40 Daireli Motel
Maden Belediyesi

1964

33

132

33 Lojman, 6 Odalı Otel, Gazino
Tek-Gıda İş Sen.

1984

52

208

52 Daire, Lojman
Dicle Üniversitesi

-

-

-

Sadece Yeri Belli
2. Tak. Hv. Kv. K.

1945

70

240

Gazino, 20 Odalı Motel, 50 Çadır
Şark Kromları

1945

14

84

Gazino, Lokanta, 14 Daire

YAPILMASI GEREKEN İŞLER

-Şehir merkezinde turizm belgeli tesis ve yatak kapasitesinin artırılması, gerekli görülen ilçe merkezlerinde de turizme hizmet verebilecek kalitede konaklama tesislerinin yapılması.

-Belediye belgeli tesislerde, belgelemede sınıflamanın yeniden yapılması, denetim ve desteğin verilmesi.

-Elazığ ve çevre kültürünün tanıtımı için şehirsel mekanların düzenlenmesi, şehir merkezinde bir kültür sitesi vb. tesislerin yapılması (böyle bir tesis için salı pazarı mevkiindeki Süryani Kilisesi ve yanı uygundur.)

-Bu sitede ve şehirde bulunan mevcut yerlerde, Elazığ'a özgü konularda ve bölgenin ekonomik ve sosyal gelişmesine yönelik konferan, seminer, konser ve tiyatro gibi faalyetlerin artırılması.

-Şehir içi ana ve arayolların trafik açısından düzenlenmesi, bu düzenleme sırasında turistik ve kültürel eserleri tanıtıcı levhaların şehir içi yollara yerleştirilmesi.

-Doğukent mevkiinde imar planında yer alan fuar alanının düzenlenerek, burada Elazığ'ın kültürel değerlerinin sergilenmesi ve Elazığ'a özgü ürünlerin (orcik, pestil, tulum peyniri, kilim, halı, bakır işçiliği vs. gibi) tanıtımı ve pazarlanmasının sağlanması. Bu amaçla Sanayi ve Ticaret Bakanlığı nezdinde Elazığ'da fuar düzenlenmesi için girişimlerde bulunulmesı.

-Fırat Üniversitesi kampüsü içerisinde yer alan Müze'nin çağdaş müzecilik anlayışı yönünde yeniden düzenlenmesi, gerekli personel ve teçihisat ihtiyaçlarının giderilerek müze bahçesinde Elazığ ve çevresinin kültürel ve turistik değerlerini sergileyen Açık Hava Müzesi oluşturulması.

-Elazığ il merkezinde bulunan Eski Hükümet binasının çevere düzenlemesi ve restorasyon çalıması yapılarak Türk-İslam Eserleri Müzesi haline getirilmesi.

-Şehir içerisindeki park ve yeşil alan varlığının artırılması,

-İl turizm potansiyelinin tanıtımında yararlı olacak broşürlerin hazırlanması

-Eski bir kültür ve uygarlık merkezi olan Harput'un tümü ile koruma altına alınması için koruma amaçlı imar planının çıkartılması, Harput'un mimari özelliklerine uymayan hiç bir yapılaymaya müsade edilmemesi.

-Harput'un bir nevi açık hava müzesi halini alıp tam bir koruma altına alınabilmesi amacıyla, Harput ve çevresinin Milli Park kapsamına alınması için Orman Bakınlığı nezdinde girişimlerde bulunulması.

-Harput'da bulunan Buzluk Mağarası'nın çevre düzenlemesinin yapılarak bu alanın ağaçlandırılması, mağara çevresinde bir mesire yeri oluşturulması.

-Harput'daki tarihi ve kültürel değerleri tanıtıcı renkli resim ve planların da yer alacağı ofset baskılı bir tanıtım katoloğunun oluşturulması.

-Elazığ'ın en önemli turistik değeri olan Hazar Gölü'nün turizme daha etkin bir şekilde kazındırılması için yapılması gerekenler:

1-Hazar Gölünün en önemli problemi denetim boşluğudur. Göl çevresi üç ayrı ilçeye (Sivrice-Maden-Merkez) bağlı köylerin ve Sivrice Belediyesinin sınırları içindedir. Bu nedenle tüm göl çevresinde, belirli bir kuruluşun denetimi sözkonusu değildir. Bunu giderebilmek için belirli bir kuruluşun ya da valilik emrinde oluşturulacak özel bir yönetimin kurulması.

2-Göl sularının kirlenmesinde etkili olan en önemli sorun Sivrice şehrinin ve göl çevresinde yer alan tesislerin kanalizasyon atıklarıdır. Sivrice yerleşmesinde kısmi bir kanalizasyon sistemi mevcuttur. Bu kanalizasyon hattı göle karışmakta olan bir derenin yatağında açılan bir çukurda biriktirilmektedir. Buradan sızma yoluyla göle karışmaların olduğu gibi zaman zaman açıktan da karışmalar olmaktadır. Bu konuda Sivrice belediyesi modern bir arıtma tesisi yapma girişimindedir. Ancak Göl çevresindeki tesislerden bir-ikisi dışında hemen tamamında kanalizasyon sistemi yoktur. Bunlar gölden 50-100 m. arasında değişen uzaklıktaki binalarının yanlarında foseptikler oluşturmuşlardır. Bunların ne derece sağlıklı olduğu bilinmemektedir. Fakat bu konuda asıl tehlikenin önlem alınmazsa gelecekte olacakdır.

3-Göl çevresinde bugün için en göze çarpıcı sorun, piknik yapmaya gelenler ile çadır kurarak dinlenenlerin çevreye bıraktıkları çöplerdir. Bu çöpler zaman zaman çirkin manzaralar oluşturmakta ve zamanla göl sularına karışarak günlerce su yüzeyinde kalmaktadırlar. Bu durumun ortadan kaldırılması için piknik yerlerinin ve çadırlı kamp alanlarının denetlenmesi ve çöplerinin toplanmasını sağlayan bir kuruluşun oluşturulması gerekmektedir.

4-Göl çevresinin önemli sorunlarından biri de gölün batısında yer alan Kürk deltası üzerinden önemli miktarda tuğla-kiremit fabrikaları için hammadde alınmasıdır. Bu durum ekolojik dengeyi bozmakta, bilhassa kuş ve balık faunasının gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Bölge parkı yapımının da düşünüldüğü ve bugün çevrede kurulmuş olan üç ayrı tuğla-kiremit fabrikasının hammaddesini sağladğı bu sahanın bir an önce kontrol altına alınması gerekmektedir.

5-Kamu kuruluşu tesisleri hat safadadır. Bugün göl çevresi adeta kamu kuruluşlarının istilası altındadır. Hazar Gölünün çevre düzeni planı hazırlanmış olmasına rağmen, bu plana uyulmamakta ve plan üzerinde günübirlik kullanıma ayrılmış olan yerler üzerinde de kamu kuruluşlarınca tesis kurulmaktadır. Bu tür uygulamalar devam ederse ileride serbestçe göle girilebilecek kıyı şeridi kalmayacaktır. Bu nedenle kamu kuruluşu tesislerinin daha fazla artmasına izin verilmemelidir. Mevcut olanların alanları, sahil şeridini açık tutacak şekilde daraltılmalı ve bu tesisler içinde günübirlikçilerin kullanımlarını artırmak amacıyla yeni tesisler eklenmelidir. Ayrıca sınırlı kulanıcıya hitap eden bu tesislerin özelleştirilerek tüm halkın hizmetine sunulması gerekmektedir.

6-Gün geçtikçe sayıları artan yazlık evlerin, kıyıdan belirli bir uzaklıkta ve sahil şeridini kapatmayacak biçimde yapılmasında sakınca yoktur. Ancak bu tür yapıların kanalizasyon ve diğer atıkları kontrol altında bulundurulmalıdır.

7-Konaklama tesislerinin sayıca ve kalitece artırılması gerekmektedir. Bu tür tesis yapacak girişimcilerin devletçe desteklenmesi (kredi ve proje yardımı gibi) gerekmektedir.

8-Çadır kurarak dinlenmek isteyenlerin taleplerini karşılayabilecek; duş, tuvalet, içme suyu, elektirik vs.gibi altyapı ihtiyacı karşılanmış kamping alanları oluşturulmalıdır.

9-Günübirlikçilerin serbestçe yararlanabileceği boş alanların daraltılmaması gerekmektedir. Bu amaçla bilhassa gölün güney sahilinde Sümerbank tesisleri ile DDY tesisleri arasındaki kısımda hiç bir tesisin yapımına izin verilmemelidir. Ancak piknik alanı olarak ayrılacak alanların belirlenmesi ve buraların denetlenmesi şarttır.

10-Gölden yararlanmayı artırmak için, göl çevresinde spor tesislerinin yapımına ağırlık verilmelidir. Bu amaçla yapılacak tesisler su sporlarına yönelik olabileceği gibi, hem su sporlarına hem de kara sporlarına yönelik olmasında fayda vardır. Ayrıca göl çevresinde bir kaç yere, sandalla dolaşmak, kürek yarışı yapmak isteyenlerin ihtiyacını karşılayabilecek küçük iskeleler kurulmalıdır.

11-Hazar Gölünün ulaşım imkânlarının elverişlidir. Ancak bilhassa günübirlikçilerin yararlandığı güney sahilin ulaşımı bozuk bir stabilize yolla sağlanmaktadır. Bu yolun düzenlenerek asfaltlanmasının bir an evvel tamamlanarak hizmete açılması ile gölden günübirlik olarak yararlananların bu kıyılardan daha fazla faydalanmasına imkân tanıyacaktır.

12-Göl çevresinde yavaş da olsa Orman Bölge Müdürlüğünce ağaçlandırma çalışmaları sürdürülmektedir. Bu çalışmaların hızlandırılması ve tüm göl çevresini kapsayacak şekle dönüştürülmesi halinde, gölün turistik potansiyeli artacaktır. Ağaçlandırma çalışmalarından başarılı sonuçlar alındığı takdirde bir takım rekreasyon faaliyetleri orman içlerine de kayacaktır. Ayrıca bu sayede göl çevresinde dağcılık sporu da kendiliğinden gelişecek ve bu konuda atıl duran bir potansiyelden de yararlanılmış olacaktır.

13-Hazarbaba Dağı son yıllarda dağcılık faaliyetleri için geleneksel olarak kullanılmaya başlanılmıştır. Bu faaliyetleren sürekli ve düzenli olabilmesi için Karaçalı mevkiinde kış sporları potansiyelinin araştırılmısı ve buraya dağcılık ve kış sporlarında faydalanılacak bir tesisin yanında sağlık sorunları olanların dinlenebileceği bir sanatoryumun da yapılması gerekmektedir.

14-Bütün bu belirtilen hususların sıhhatli bir şekilde gerçekleştirilebilmesi için Hazar Gölü ve Çevresinin Milli Park ya da Tabiat Parkı haline getirilmesi gerekmektedir. Bunun için Orman Bakanlığı nezdinde girişimlerde bulunulması gerekmektedir.

15-Bugün için Hazar Gölünden Elazığ ve Diyarbakır’da oturanlar ile kısmen Malatya’da oturanlar yararlanabilmektedir. Yukarıda sıraladığımız önerilerin gerçekleştirilmesi halinde, Hazar Gölü turizmi bölgesel hatta ulusal, belki de uluslararası bir boyut kazanabilir.

-Eski bir kültür ve uygarlık merkezi olan Palu çevresinde çok sayıda arkeolojik ve tarihi eserler yer almaktadır. Bu nedenle büyük bir tahribat içerisinde olan Eski Palu'nun sit alanı olarak ilan edilerek koruma altına alınması, yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya olan tarihi eserlerin onarım ve restorasyonunun yapılması gerekmektedir.

-Palu ve çevresindeki tarihi ve kültürel değerleri tanıtıcı renkli resim ve planların da yer alacağı ofset baskılı bir tanıtım katoloğunun oluşturulması.

-Keban'da yer alan tarihi eserlerin (Yusuf Ziya Paşa Külliyesi, Denizli Köyü Kervansarayı gibi), doğal güzelliklerin ve Ülkemizin en önemli eserlerinden olan Keban Barajının tanıtımının yapılarak, Keban'a turizme hizmet verebilecek modern bir konaklama tesisinin kazandırılması.

-Maden'de yer alan tarihi eserlerin (Eski Hükümet Konağı, Saat Kulesi, Çarşı Camii gibi), ve Maden'de yer alan bakır ocaklarının ve izabe tesislerinin turizm amacıyla kullanılabilecek bir düzenleme ile tanıtılması, Maden'e turizme hizmet verebilecek modern bir konaklama tesisinin kazandırılması.

-Ağın'da geleneksel olarak düzenlenmekte olan şenliklerin ülke çapında geniş bir tanıtımla daha büyük katılımlarla gerçekleştirilmesi.

-Baskil'in Kuşsarayı ve Aydınlar bucağı çevresindeki tarihi kalıntıların koruma altına alınması ve Baskil ve çevresinin kültürünü ve yetiştirdiği ürünleri tanıtıcı bir şenlek düzenlenmesi.

-Kovancılar İlçesi'nde yer alan Karayolları'na ait Hoşmat dinlenme parkının geniş bir kitlenin kullanımına açılabilmesi için buraya modern bir tesisin kazandırılması,

-Karakoçan ilçe sınırları içinde yer alan Kalecik Barajı park ve rekreasyon sahası ile Yoğunağaç köyünde yer alan kaplıca çevresine modern turistik tesislerin kazandırılması.

 

PROJENİN UYGULAMA STRATEJİSİ

Turizm sektörünün yeterli hizmet verebilmesi için diğer sektörlerle gelişimi, eşgüdüm içinde olmalıdır. Özellikle turizm sektöründe hizmet verecek olan işgücünün eğitim durumunun yeterli olması gereklidir. Bu nedenle, turizm yatırımları yapılmaya başlandığında, turizme yönelik eğitim yatırımları da yapılmalıdır.

İl'deki istihdamı artırmaya yönelik yatırımlara öncelik tanınmalıdır. Turizm sektöründe ise, uzun vadeli ve ucuz krediler sağlanarak, ekonomik ve sosyal yapıya paralel olarak, turizm değerlerinin planlı yatırıma dönüştürülerek, geliştirilmesi sağlanmalıdır.

Turizm sektöründe özellikle, kamu yatırımlarının etkisi fazladır. Turizm, diğer sektörlerden girdi aldığından bu sektörle de uyum sağlanmalıdır.

İl turizminin gelişimi bölgesel olduğundan, bölgesel koordinasyonun gerçekleştirile-bilmesi için, Turizm Envanteri ve Turizmi Geliştirme Planları, bölge ölçeğinde ele alınmalı, bölgesel plandan çıkan kararlar il ölçeğine dağıtılmalıdır.

SONUÇ

Uzun bir kıyı şeridine sahip olan ülkemizde turizm faaliyetleri kıyı bölgelerimizde gelişme gösterirken, iç bölgelerimizde turizm henüz pek gelişme gösterememiştir. Ancak iç bölgelerimizinde zengin bir turizm potansiyeli bulunmaktadır.

Bir yerde turizmin gelişebilmesi için, birbirini tamamlayan çok sayıda turizm değerinin birarada bulunması gerekmektedir. İşte denizlerden uzak yüksek dağlık bir bölge olan Doğu Anadolu' da yer alan Elazığ ili, uzun bir kıyı şeridine, uygun bir iklime ve ulaşım imkanlarına sahıp olmasının yanında, zengin bir tarihi ve arkeolojik değerlere de sahiptir. Ayrıca yörenin kendine özgü kültür değerlerinin de bulunması Elazığ'ın yüksek bir turizm potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir.

İşte zengin bir turizm potansiyeline sahip olan Elazığ İli'nde planlı bir şekilde geliştirilebilmesi için, bu projede önerilen hususların, konularında uzman olan kişilerden oluşturulacak geniş bir heyet tarafından en kısa zamanda bir icra planına dönüştürülmesi gerekmektedir.

KAYNAKÇA

DOĞANAY, H.1992, Türkiye Turizm Coğrafyası, Ata.Üni.K.K.Eğt.Fak.yay. Erzurum

Elazığ-Hazar Gölü Çevre Düzeni Planı (1/25000) ve Açıklama Raporu. T.C.Kültür ve Turizm Bakanlığı, Turizm Planlama ve Yatırımlar Dairesi -1989

KÖKSAL, A., 1972, Doğu Anadolunun Turizm Coğrafyasına Dair. A.Ü. DTCF Coğr. Araş. Der. S:5-6, s. 127-138 ANKARA.

KÖKSAL, A., 1994, Türkiye Turizm Coğrafyası, Gazi Büro Kitapevi, ANKARA

ÖZGÜÇ, N., 1994, Turizm Coğrafyası, İ.Ü. Ed. Fak. yay. No: 3203 İSTANBUL.

YİĞİT,A.,1994, Hazar Gölünün Turizm Potansiyeli ve Bugünkü Kullanım Durumu., F.Ü. Sosyal Bilimler Dergisi, C.6, S.1-2, sf. 289-312, Elazığ.

YİĞİT,A.,1995, Hazar Gölü Suları Altında Kalan Gölcük Köyü Hakkında Bir Tarihi Coğrafya Araştırması, 1. Hazar Gölü ve Çevresi Sempozyumu Bildiriler, sf. 185-188, Sivrice Kaymakamlığı Yay.No: 2, Sivrice-ELAZIĞ