ELAZIĞ KENTİNİN GELİŞİMİ

 

The Development of Elazığ City

Erdal Karakaş *

ABSTRACT

İn this study, The development of Elazığ city was researched. Elazığ is a big city with a population of nearly 250.000, which is located in the upper Fırat Region of East Anatolia.

Elazığ is a new city which was founded when Harput, the old city was moved into mezra (Elazığ plain) due to decrease in its fonctions as a city. İt was on the hills in the north of the Elazığ plain. First residental areas of the city were Çarşı and Sarayatik districh on mezra.

At the beginning the city was less developed because of less transportation and poor economy. Development of the city had been little till the Foundation of Republic. After the this period development of the city increased deu to ınstruction of railway and roads. The first developed to the south because of railway than to the east due to the roadway.

The development of the city had been less before 1950, after 1905 development had been fast since investment was increased both in transportation and public area. Both the construction of Keban dam in 1974 and rapid immigration after 1990 helped the rapid development of the city.

The city had service and industry functions after the republic era. The city function has been changed to service + agricultur when Keban dam was finished in 1974. then city has gained again the service + industry function so far.

The development of the city occured in five periods before 1925 which can be divided into two. First area is the one where Harput was situated, the second was mezra. Between 1925 - 1950, 1950 - 1975 and also the years after 1975.

ÖZET

Bu çalışmamızda Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Fırat Bölümünde yer alan 250.000 kişiye yaklaşan (1997) nüfusuyla büyük bir şehir niteliğine sahip olan Elazığ şehrinin gelişmesi incelenmiştir. Elazığ şehri, kuzeyindeki dağlık kütle üzerine kurulmuş çok eski bir tarihe sahip olan Harput'un fonksiyonlarını yitirerek mezraya inmesi sonucunda kurulmuş çok yeni bir şehirdir.

Şehrin mezradaki ilk kuruluş yeri Çarşı ve Sarayatik mahallelerinin olduğu kesimdir. İlk zamanlarda Harput'la sürdürdüğü ekonomik mücadele ve o dönemdeki ulaşımın yetersizliği nedeniyle gelişmesi yavaş olmuştur. Cumhuriyet dönemine kadar dar bir sahada gerçekleşen gelişme, bu dönemden sonra karayolları ve demiryollarındaki gelişme çerçevesinde ulaşımın getirdiği avantajları kullanarak biraz artmıştır.

İlk önceleri sahaya ulaşan demiryolunun etkisiyle güney yönde gelişen şehir daha sonra karayolu nedeniyle batıya doğru kayma göstermiştir. 1950 yılına kadar sonraki dönemlere nazaran yavaş tempoda seyreden gelişme ulaşım ve kamu yatırımlarının etkisiyle hızlanmaya başlamış, 1974 yılından itibaren Keban Barajının bitişi, 1990 sonrasındaki iç göçlerin hızlanması gelişmenin hızlı bir şekilde sürmesine yardım etmiştir.

Cumhuriyet döneminden itibaren hizmet + sanayi fonksiyonu ağırlığını sürdüren şehir 1975 yılında Keban Barajı nedeniyle hizmet + tarım fonksiyonu ağırlık kazanmış ise de sonraki yıllarda bu durum değişerek Hizmet + Sanayi fonksiyonu ağırlığını devam ettirmiştir.

Şehrin gelişimi etkileyen faktörler göz önünde tutularak 5 dönem olarak ayırt edilmiştir. Aslında Elazığ şehrinin gelişim safhalarını 4 dönem olarak ayırmamıza rağmen, şehrin ortaya çıkmasında büyük etkiye sahip olan Harput'un kuruluş yeri hakkında kısa bilgi verildiği için 5 dönem içinde incelenmiştir. Kısaca 1833 yılından itibaren oluşan şehir gelişimini 1925 öncesi, 1925 -1950, 1950-1975 ve 1975 sonrası olmak üzere dört dönem içerisinde sürdürmüş ve ilk kuruluş esnasında 2 mahalleye sahip iken bugün 35 mahalle ile 250.000 nüfuslu bir merkez haline gelmiştir.

GİRİŞ

Doğu Anadolu Bölgesi Yukarı Fırat Bölümü'nde yer alan Harput (Şekil.1) çok eski bir geçmişe sahiptir. Şehir ilk önceleri bugünkü Elazığ şehrinin kuzeyindeki dağlık bir mevkiye kurulmuş daha sonraki dönemde aşağıda Agavat mezrası adı verilen sahaya inmiştir.

Bu çalışmada, 250.000 kişiye yaklaşan (1997) nüfusuyla büyük bir şehir hüviyetine sahip olan Elazığ'ın bugünkü yerine inişten sonraki gelişmesini vermeye çalıştık. Zira ilk kuruluş yeri ve Harput tarihiyle ilgili bir çok çalışma ve bilgiler bulunmasına rağmen ovaya indikten sonraki gelişmesiyle ilgili çalışmanın olmaması bizi böyle bir çalışma yapmaya yöneltmiştir.

Şehrin gelişimini, etkileyen faktörler çerçevesinde 5 dönem içinde incelemeyi uygun bulduk. Çalışmamızın esas amacı Harput'tan mezraya indikten sonra oluşan Elazığ şehrinin günümüze kadar olan gelişmesini incelemek olmasına rağmen tarihi bağlar nedeniyle Elazığ şehrinin doğmasında etkili olan Harput'un ilk kuruluş yeri hakkında bilgi verilmesinin uygun olacağı kanaatiyle Birinci dönemde Harput'un ilk kuruluş yerinin özellikleri ve avantajları o dönem şartları içerisinde değerlendirilmiş, 2 dönemde Elazığ şehrinin doğuşunda etkili olan mezraya iniş ve bu yer değiştirmenin sebepleri üzerinde durulmuş ve yer değiştirme zamanından (1833) Cumhuriyet dönemine kadar (1925 öncesi) olan gelişme verilmiş, Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ulaşım ve ekonomide değişen şartların gelişme üzerine etkisi (1925-1950 arası) 3. dönemde, Elazığ şehrinin de büyük ölçüde etkilendiği Türkiye’deki iç göç hareketlerinin ve şehirleşmenin hızlandığı 1950 sonrası gelişme (1950-1975) 4. dönemde, nihayet şehrin gelişiminde önemli bir etkisi bulunan Keban Barajının bitiminden günümüze kadar olan gelişme de (1975-1988) 5. dönem içinde verilmiştir.

Sonuçta Elazığ şehrinin gelişimi

1.İlk kuruluş yeri Harput

2.19. yy. Mezraya iniş

3.1925 -1950

4.1950 -1975

5.1975 -1998

olmak üzere beş dönem içinde incelendi.

1.İLK KURULUŞ YERİ HARPUT

Osmanlı Devleti, idari bakımdan üst birim olarak eyaletlere, eyaletler de sancaklara ayrılmıştır. Harput'un merkeziliğini yaptığı Harput sancağı Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümünde bugünkü Elazığ sınırları içinde kalan yaklaşık 3200 km2'lik bir sahaya karşılık gelir.

Sancağın alanı, kuzey ve kuzeydoğudan bugünkü Keban Baraj gölü içerisinde kalan Murat Nehri vadisi, güneyden, Güneydoğu Toroslar’ın kuzey uzantıları, güneybatıdan Fırat nehri vadisi, batıdan ise Bulutlu dağı ve Piran dağları ile sınırlandırılmıştır. Bütünüyle Güneydoğu Toroslar kıvrım kuşağı içinde yer alan bu bölge ana hatlarıyla güneybatı - kuzeydoğu yönünde uzanan ve yer yer düzenli sıralar oluşturan dağlarla, bu dağlar arasına yerleşmiş aynı doğrultulu ovalara sahiptir. Bu dağlık kütlenin kuzeyinde Doğu Anadolu'nun önemli ovalarından birisi olan ve yüksekliği 900-1000 m. arasında değişen Uluova ile Bugünkü Elazığ şehrinin yer aldığı 1020 m. yükseklikteki Elazığ ovası bulunur. Uluova'nın Kuzeyinde ise güneybatı - kuzeydoğu istikametinde uzanan Harput dağlık kütlesi.yer alır (Tonbul,1985'e atfen Ünal, 1989,31-32,Tonbul-Karadoğan,1999). Tarih boyunca Urartu, Hitit, Roma, İran, Bizans, Arap, Şelçuklu, Artuklu, Moğol, Akkoyunlu, Safevi ve Osmanlı devleti hakimiyetinde kalan ve kuruluş tarihi M.Ö. 2000 yıllarına kadar uzanan bir kaleye sahip olan Harput şehri bu dağlık kütle üzerine kurulmuştur (Ünal,1988,215).

Harput, çevresinde Uluova, Kuzova, Elazığ ovası gibi tarım ve yerleşme için uygun sahaların varlığı, bulunduğu mevki itibariyle doğal bir geçiş alanı üzerinde yer alması nedeniyle uzun süre varlığını sürdürmüştür. "Nitekim Asurlular zamanında bile başkent Ninova'yı Karadeniz'e bağlayan yol, Harput'un kontrol ettiği bu oluk sahadan geçmektedir (Darkot, 1943,8). Doğal geçiş hattı üzerinde bulunması nedeniyle, Hekimhan ile Keban'dan geçerek Harput'a gelen ve oradan da eski hükümdar caddesine birleşen yol, Harput -Keban -Arapkir -Kemaliye ve Divriği'den geçip Sivas'a giden yol, Harput -Keban -Arapkir -Kemaliye -Kuruçay -Şebinkarahisar üzerinden Giresun'a uzanan yol gibi (Sarıbeyoğlu,1951,73-74) tarih içinde kullanılan çeşitli güzergahların hepsi bu mevkiden geçmiştir.

Harput şehri, tarihi yolların bu mevkiden geçmesi, Uluova, Elazığ ovası gibi tarımsal potansiyele sahip alanlara yakınlığı nedeniyle savunma amacı göz önünde tutularak kale kent olarak kurulmuştur (Foto : 1).

Foto.1. Harput kalesinden bir görüntü

Şehir, zaman içinde şartlarının değişmesi sonucu bir hudut şehri karakterini kaybetmiş, ayrıca ana yollardan sapa kalması nedeniyle ova ile arasındaki yolun kış aylarında ulaşılamaz hale gelmesi sonucunda mezraya taşınmıştır (Erinç,1953,118, Tonbul-Karadoğan,1999).

2. 19. YÜZYIL MEZRAYA İNİŞ

Kale içindeki Harput şehri, kervan yolunun güvenliğini sağladığı gibi gelen ve giden kervanların konaklama ve ticaret merkezi görevini üstlenmiş hem de çevresi için bir korunma alanı vazifesini görmüştür. Osmanlı hakimiyetine kadar hep sınır kalesi vazifesini gören şehir çeşitli istilalara maruz kaldığından kale dışına çıkamamıştır (Sergün,1975,99). Sonradan şartların değişmesi sonucu kalenin dışına doğru çıkan şehir çevresindeki alanın darlığı nedeniyle fazla gelişme gösterememiştir (Akkan,1972,193).

Harp, istila ve asayişsizliğin hüküm sürdüğü dönemlerde korunma ihtiyacı ile tepe, sırt, yamaç gibi sitleri tercih eden yerleşmeler tarihi şartların değiştiği, korunma endişesinin ortadan kalktığı devrelerde eteklere inmişler ve daha sonraları eteklerdeki ovalarda yayılarak gelişme göstermişlerdir (Tanoğlu,1969,230).

Türkiye'de sahip oldukları imkanlar ölçüsünde şehirlerden bazıları ilk kurulduğu yerinde kalmak koşuluyla günümüze kadar yaşama olanağı bulduğu halde bazıları da kuruldukları ve uzun süre yaşadıkları ilk sitlerini çeşitli nedenlerle terk etmişlerdir (Tuncel 1977).Harput ta kale şehri olarak askeri önemini kaybetmesi, bulunduğu mevkinin alansal olarak gelişmeye imkan vermemesi, ulaşım zorluğu, yöneticinin tercihleri doğrultusunda güneydeki mezraya inmiştir (Erinç, 1953, Sergün,1975, Sarıbeyoğlu,1951, Hayli, 1999).

Nitekim 1833 yılında Doğu illerindeki aşiretlerin ıslahı için bölgeye eyalet valisi olarak tayin edilen Mehmet Reşit paşanın Harput'u daha fazla gelişme için elverişsiz olduğuna karar vererek (Sunguroğlu,1958,203) oturacağı konağı Agavat mezrasında (Elazığ Ovası) seçmesiyle, mezraya inişin ilk temelleri atılmıştır.

Fakat yönetim merkezinin mezraya inmesi mezranın gelişmesini ve Harput'un önemini kaybetmesini hemen sağlamadığı için Harput bir süre daha önemini korumuştur. Zira 1838 yılında Moltke'nin mezrayı bir köy niteliğinde olduğunu belirtmesi (Erinç,1953,119) de buradaki gelişmenin zayıflığını ortaya koymaktadır.

Reşit paşanın Hüseynik Köyünde (günümüzdeki Ulukent mahallesi ) 6000 kişiyi barındıracak kışla ve cephaneliği yaptırması, 1845 yılında Saray'da (Sarayatik mah., Çatal Mezrası) ordu müşavirliği için konak satın alınması (Aksın,1995,124) gibi yapılan idari yer seçimleri mezranın önemini yavaş yavaş artırmakla beraber istenilen seviyeye ulaştıramadığından mezra 1850'lere kadar küçük bir köy karakterini korumuştur.

Daha önceleri Diyarbakır vilayetine bağlı bir sancak olan şehir, 1875 yılında müstakil mutasarrıflık, 1879 yılında vilayet haline getirilerek Ma'müretü'l Aziz adını almış ve ordu müfettişliğinin merkezi olmuştur. Bütün bu gelişmeler Harput ile Ma'müretü'l Aziz (Elazığ) arasındaki rekabeti azaltmadığından daha sonraki tarihlerde Harput önemini korumaya devam etmiş ve Elazığ'ın gelişimi de çok yavaş olmuştur. Nitekim 1881 (1298) tarihinde Harput şehrinde yaklaşık nüfus 12.000 kişi (erkek nüfus 5967’dir) civarındayken, 1892 tarihinde Cuinet Harput şehrini 20000 ve mezrayı 5000 nüfus olarak verir (Aksın,1995,144-147). 1894 (H.1312) yılında Harput'un nüfusu 13183 kişiyken mezranın 3687 kişi, "1897-1898 yılları arasında Harput'un 15070, mezranın 7500, 1906 yılında Harput'un 15785 (Aksın,1995,148), 1909 yılında mezranın 8700 kişi olması (Dökmeci,1964,24) mezradaki gelişmenin yavaşlığını göstermekle beraber ilerideki gelişmenin de mezranın lehine olacağının sinyallerini vermeye başlamıştır.

"19. yy.'dan sonra Avrupa modern sanayisi karşısında Osmanlı sanayisi büyük ölçüde etkilenmiştir" (Doğanay,1995,Özgüç,1987). Bilhassa" dış ticaretteki hızlı gelişmenin Osmanlı sanayisinde yarattığı en büyük yıkıntı kumaş üretiminde görülmüştür. İthal malların ucuzluğu karşısında binlerce pamuklu tezgahı terk edilmiş ve geleneksel el tezgah sanayi çöküşler yaşamıştır "(Tezel,1986,70). Mesela 1896 yılında Elazığ'da 3 dokuma fabrikası varken, 1906 yılında bu sayı 1 düşmüş, önceden yüzlerce olan halı tezgahı sayısı 39 adete inmiştir (Duran,1991,435). Yine dokumacılıkta kullanılan boya maddesi olan Cehri üretimi 1885 yılında 130.000 tondan, 1906 yılında 8 tona gerilemiştir (Baykara,1967,12). Bütün bu olumsuzlukların ticari yapıyı ve üretim faaliyetlerini etkilemesi ve Harput'la olan ekonomik mücadele şehrin nüfus açısından gelişimini olumsuz yönde etkilemiştir. Nitekim bu ekonomik eşitsizliği iki yerdeki ticari işletme sayıları da desteklemektedir. 1876 yılında Elazığ'da 2 değirmen, 4 hamam, 263 dükkan varken, Harput'ta 4 değirmen, 9 hamam, 909 dükkanın bulunması ticari açıdan Harput'un üstünlüğünü koruduğunu ve bunun nüfusa yansıdığını belirtmek yanlış olmaz. Nitekim bu olumsuzluklar nedeniyle şehir 1909 yılında 8700 kişiyi bünyesinde barındırabilmiştir (Dökmeci, 1964,24).

Foto.2. Şehrin ilk kuruluş sahası olan Saray Camii ve Şire Meydanı çevresi

İlk hükümet konağının Borsa hali (Ticaret borsası) ile Saray cami arasında bulunması ve yanında Saray hamamının yer alması (Dökmeci,1964,) yöneticilerin burada oturmaları nedeniyle bu mevkiye Sarayatik adının verilmesi şehrin mezradaki ilk çekirdeğinin Çarşı ile Sarayatik mahallelerine denk geldiğini göstermektedir (Foto.2). 1833 -1876 yılları arasında bunlara İcadiye, Mustafapaşa, Akpınar mahalleleri eklenmiş, arkasındanda 1876-1923 yılları arasında Rizaiye mahallesi kurulmuş ve İzzetpaşa mahallesinin gelişimi başlamıştır (Şekil.3).

19.yy.da şehir, kervan yolunun geçiş noktası üzerinde yer almasına rağmen yüzyıllardır merkeziliği elinde bulunduran Harput'la sürdürdüğü rekabet (1876 yılında Harput 21 mahalle, mezra 5 mahalle) ve o dönemdeki ulaşım teknolojisindeki gerilik nedeniyle yaya kenti özelliğini koruyarak alansal açıdan gelişmesi yavaş olmuştur.

1923 öncesindeki gelişmede

1. İlk zamanlarda eski merkez Harput'la olan rekabet

2. I.Dünya ve Kurtuluş savaşları

3.Ulaşım şartlarındaki gerilik ve bunun nüfustaki hareketliliği azaltması etkili olmuştur diyebiliriz.

3.1925-1950 DÖNEMİ

1923 yılından sonra yeni kurulan Cumhuriyet' in bir çok sorunla başbaşa bulunmasından dolayı ekonomik yapısındaki yetersizlik tüm Türkiye'de olduğu gibi Elazığ'daki şehirleşme olayının da düşük seviyelerde kalmasına neden olmuştur. "1914-1927 yılları arasında nüfus azalması en çok kentlerde meydana gelmiş ve Elazığ'da dahil olmak üzere Anadolu’daki kentlerin çoğunda nüfus azalmıştır (Tezel, 1986, 90). Bu olumsuzluklar nedeniyle şehir 1927'lerde yaklaşık 20.000 (19216) nüfuslu bir merkez olarak kalmış ve alansal gelişme gösteremediğinden daha önceden gelişen 7 mahalle ile sınırlı kalmıştır.

Şehir nüfusunun 1927-1935 yılları arasındaki gelişmesinde 1927 yılında tespit edilemeyen nüfusun 1933 yılında çıkan af kanunu ile kaydedilmesi, Harput'tan inişler ve doğal artış etkili olmuştur. İçinde bulunulan yıllarda Türkiye şartları göz önünde bulundurulduğunda şehrin nüfus açısından önem kazanmaya başladığı söylenebilir. " Bu dönemde Türkiye'de nüfusu 50.000 geçen yerleşme sayısının 7 tane (İstanbul 741148, İzmir 170989, Ankara 122720, Adana 76473, Bursa 72187, Gaziantep 50965, Konya 52093 ) olduğu göz önünde tutulursa, Doğu Anadolu'da bu nüfus grubu içinde yer alacak büyük yerleşmelerin olmadığı ve nüfusu 25.000 geçen iki yerleşmenin (Erzurum 33104, Malatya 27296 ) (Doğanay,1997,Selen, 1945, 104-105, Tümertekin, Tunçdilek 1959) bulunduğu bir dönemde 23178 nüfusla Elazığ şehri, nüfus ve fonksiyonel yapı açısından bir şehir özelliği göstermiştir. Zira Elazığ'ın 1935 yılındaki fonksiyonel yapısında hizmetlerin I., sanayinin II., tarımın III. sırada bulunması Hizmet + Sanayi fonksiyonunun ağırlığı nedeniyle o dönemde fonksiyonel açıdan da bir şehir özelliğindedir (Doğanay, 1983, Göney,1985,Tümertekin,1973) (Tablo.2, Şekil 4).

"1950 yılına kadar Türkiye'de kentsel nüfusun daha büyük kentlerde yoğunlaşması, nüfus artışı ve kentleşmenin yavaş olması kent merkezlerinin tarımsal ve sınırlı boyutta tarım dışı üretimi denetleyen hizmet sunan merkezler olarak hayatiyetini sürdürdüklerinden alansal gelişmeleri az olmuştur. (Osmay, 1998,140) Bu özelliği Elazığ şehrinde de görmekteyiz. Şehirde, 1927-1935 yılları arasında önceki dönemde gelişen 7 mahalle dışında Rüstempaşa ve Nailbey mahallelerinin gelişimi başlamış ve alansal gelişmesi çok yavaş olmuştur (Şekil.3).

Şehrin nüfus açısından hızlı gelişememesinde dışla bağlantıyı sağlayan ulaşım sisteminin yetersizliğinin doğurduğu kapalı ekonomik yapının etkisi açıkça görülmektedir. "1923 senesine kadar şehrin dışla bağlantısını sağlayan tek yol Samsun, Amasya, Tokat, Sivas, Malatya üzerinden Elazığ'a gelen Samsun-Diyarbakır yolu olmuştur. Bu yolun da Selen (1953) ve Darkot'un belirttiği (Darkot, 1943,123) gibi her zaman için geçit verebilecek standartlarda olmaması nedeniyle 1927 yılından sonra yollar yeniden standartlara uygun olarak yapılmaya başlanmıştır. Yeni yapılanmalar çerçevesinde 1927 yılında Elazığ- Malatya yolunun, 1933 yılından sonra da diğer yolların (Diyarbakır, Bingöl) açılmış olması (Yılmazçelik, 1991,418) Şehrin o döneme kadar ekonomik ve nüfus açısından gelişmesinin yavaş olmasının ana nedenidir.

YIL

NÜF.

Art. %

YIL

NÜF.

Artış %

1927

19216

1965

78605

23.30

1935

23178

17.09

1970

107364

26.79

1940

25465

8.98

1975

131415

18.30

1945

23695

-7.47

1980

142983

8.09

1950

29317

19.18

1985

182296

21.57

1955

41667

29.64

1990

204603

10.90

1960

60289

30.89

1997

244494

16.32

Tablo: 1.Yıllara göre Elazığ şehir nüfusu.

Şekil: 2. Elazığ şehrinde yıllara göre nüfus gelişimi.

 

Bu olumsuzluklar şehrin kendi yakın çevresinin ihtiyacını karşılayan ve tarıma dayalı küçük imalathanelerin ağırlık taşıdığı bir yapı göstermesine neden olmuştur. Nitekim "1927 sanayi sayımında Elazığ'da toplam 1350 işçi çalıştıran 587 işyerinin 317'sinin tarıma dayalı sanayiyi oluşturması, şehirdeki sanayinin yetersizliğini açıkça göstermektedir. 1930 yılında şehirde bulunan sanatkarların sayı ve nitelikleri de şehrin o günkü üretim yapısını daha iyi yansıtmaktadır. O dönemde şehirde 73 yemenici, 8 debbağ, 23 demirci, 21 sobacı, 12 bakırcı, 2 şekerci, 7 kuyumcu, 19 marangoz, 31 kunduracı, 12 saraç, 48 terzi, 6 saatçı, 7 tüfekçinin bulunması (Karaboran,1990,102,104) sanayinin küçük çaplı ve cazibe açısından yetersizliğini ortaya koymaktadır.

Şekil: 4. Yıllara göre Elazığ şehrindeki nüfusun sektörel dağılımı

Şehir, 1934 yılında dışla bağlantısını sağlayan, diğer bölgelerle iletişimini artıran tek çıkış kapısı olarak demiryolunun buraya ulaşmasıyla birlikte, daha önce merkezde gelişmiş olan şehir bu ulaşım tipinin çekiciliği ile güney istikametinde Sarayatik ve Akpınar mahallelerinin güney kesimlerinde, bilhassa İstasyonla merkez arasındaki yol boyunca gelişmeler başlamıştır. Bu gelişmeyle daha önce var olan Akpınar, Sarayatik ve Rüstempaşa mahallelerinin güney kesimlerine doğru ilerlemeler meydana gelmiş, ayrıca istasyona yakın olan Kesrik köyüne bağlı Aksaray mahallesinin gelişmesi hızlanmıştır. Demiryolunun açılışıyla şehrin çevre ve dışla olan bağlantısının artması az çok ticareti de etkilediği için 1936 yılında ticaret borsası kurulmuştur.

1940 yılında şehri kabaca doğu - batı doğrultusunda ikiye bölen Gazi Caddesinin açılışı, 1944 yılında fenni haritasının yapılmasıyla birlikte karayolunun gelişmedeki etkisi hissedilmeye başlanmıştır. Karayolunun her iki tarafında yer alan Nailbey ile İzzetpaşa mahallelerinin batı kesimlerindeki gelişmelerle şehrin kuzey kesimi, batı yönünde gelişmeye başlamıştır (Foto.3).

 

Foto.3. 1950-60 dönemi Gazi ve İstasyon Caddesini kesiştiği Belediye Meydanı (Kaynak: Bir Zamanlar Elazığ, Kentbank)

 

Foto.4. 1998 yılı Gazi ve İstasyon Caddesini kesiştiği Belediye Meydanı

 

Foto.5. 1940-50 dönemi Elazığ Öğretmenevinin bulunduğu kesimden bir görüntü. (Kaynak: Bir Zamanlar Elazığ, Kentbank).

Foto.6. 1998 yılı Elazığ Öğretmenevinin bulunduğu kesimden bir görüntü.

1940-1945 döneminde Türkiye'de olduğu gibi alanımızdaki nüfus azalmasında savaş dönemi yaşanmasının etkileri vardır. Gerçi Türkiye II. Dünya savaşına katılmamıştı ama savaşın yarattığı iktisadi olumsuz baskılar, genç nüfusun silah altında tutulması, yatırımlardaki azalmalar nüfus üzerine olumsuz etki yapmıştır (Doğanay,1983,331, 1997,157, Darkot,1961,6, Yücel,1960,33).Bu olumsuzluk nedeniyle nüfusta bir düşme meydana gelmiş olmasına rağmen (Tablo1,Şekil1), 1935-1945 yılları arasındaki gelişmeler sonucunda şehrin kuzeyindeki İzzetpaşa, Rızaiye ve batı kesimde Mustafapaşa mahallelerindeki gelişmeler hızlanmıştır. 1945-1950 döneminde Cüzzam Hastanesi (1941), Devlet Hastanesi (1944), Şarap Fabrikası (1946), Hayvan Araştırma Enstitüsü (1948), Karayolları 8. Bölge Müdürlüğü ve Umum Müfettişlik Merkezi (1948) gibi bazı kamu işletmelerinin açılması, şehrin nüfusça gelişimini hızlandırmış ve aynı zamanda da alansal gelişmesini artırmıştır. 1940'lardan sonra şehrin kuzeyinde yer alan Rızaiye, İzzetpaşa ile Nailbey, Akpınar mahallelerinin batı kesimlerindeki gelişmeler hızlanmıştır.

1940'lardan sonra yapılan planlamalara rağmen ulaşım alt yapı kısıtlılığı geleneksel merkez ile yeni merkezin birbirine yakın olmasına yol açtığından, Gazi caddesinin kuzeyinde İzzetpaşa, Rizaiye gibi modern imar planına göre açık uçlu ve ızgara sistemli bir parsel düzeni ile güneyde Çarşı mahallesinin sahip olduğu karmaşıklık, Gazi caddesinin kuzey ve güneyinde tezatlık teşkil eder.

Yukarıda söz edilen gelişmelerin etkisiyle şehir nüfusu 1935'de 23.178 kişiden, 1940 yılında 25.465 kişiye yükselmiş, II. Dünya savaşı nedeniyle 1945 yılında 23.695 kişiye inmesine rağmen 1950 yılında tekrar 29.317 kişiye ulaşmıştır (Tablo.1, Şekil 2).

Sonuçta, 1923-1950 yılları arasında 1923 öncesinde var olan 7 mahalleye 2 yeni mahalle daha eklenmiştir (Şekil.3).

Bu dönemdeki gelişmede

1.II. Dünya savaşının dolaylı etkisi

2.Sanayinin küçük ölçekli ve el sanatlarına dayanması

3.Ulaşımdaki yetersizlik ve göç olayının azlığı aynı zamanda merkezin cazibesinin fazla olmaması

4.Şehir içindeki mahallelerdeki yeniden yapılanma faaliyetlerinin artışı etkili faktörler olarak gözükür.

4.1950-1975 DÖNEMİ

"1950'lerde Türkiye koşullarında önemli değişiklikler olmuştur. Tarım birden ve plansız olarak makineleşmeye başlayınca kır nüfusunda ani bir işsizlik problemi belirmiş ve kırsal nüfus merkezlere akın etmiştir. Bu şartlar Elazığ ilinde de gerçekleştiği için çevreden göç almış (Tümertekin,1968) ve sonuçta Elazığ şehrinin nüfusu yıllık ortalama %080'lik artışla 29.317'den, 1955 yılında 41.667'ye yükselmiştir (Akkan,1972,196) (Tablo.1, Şekil.2).

1950 yılından sonra Çimento (1954), Şeker Fabrikası (1956) gibi bazı sanayi yatırımları alanın cazibesini biraz olsun artırdığından, merkezin nüfusunun fazlalaşmasına ve dolayısıyla şehrin büyümesine etki yapmıştır. Kırsal kesimden gelen nüfusun şehre yakın kırsal alanları tercih etmesi demiryoluna yakın olan bazı kırsal yerleşmelerin gelişmesini hızlandırdığı için bu kırsal yerleşmeler zaman içinde mahalle haline getirilerek şehre katılmıştır. 1950-1960 döneminde Şehir, kuzey ve güneyde olmak üzere iki alanda gelişme göstermiştir. Güneyde demiryolunun etkisiyle demiryoluna paralel doğu - batı doğrultusunda uzanan Kesrik ve Sürsürü köylerinin şehre mahalle olarak katılmasıyla merkezden kopuk ama sonrasında tarım arazilerinin şehirsel gelişme alanı olarak kullanılmasına yol açacak bir gelişmenin temeli de böylece atılmıştır. Kuzeyde ise İzzetpaşa ve Nailbey mahallerinin batı kesimlerindeki gelişmeler devam etmiş ayrıca Kültür ve Yenimahalle'nin ilk temelleri oluşmaya başlamıştır (Şekil.3).

1955 yılına kadar Elazığ'ın sanayileşmesinde önemli bir engel olan elektrik sıkıntısının 1956 yılında sonra Hazar I ve Hazar II santrallerinden temin edilen enerji ile ortadan kaldırılmasının (Sergün,1975 ) yanı sıra Çimento, Şeker ve İplik fabrikalarının varlığı da ekonomik gelişmeyle beraber nüfusun artışına etki yapmıştır. Çimento ve iplik fabrikaları çevresindeki alanları etkilediğinden Kesrik' teki gelişmeler artarken, şehrin doğusunda Sanayi mahallesi gelişmeye başlamıştır.

Ayrıca bu dönemde karayollarındaki hızlı gelişme, topraksız aile oranının (1950 sayımı %13.64) yüksek olduğu kırsal kesimdeki tarımsal nüfusun başka alanlara ve şehre göç etmesine neden olmuştur (Tümertekin,1968,19) Nitekim 1950 ve 1960 yıllarında şehir faal nüfusu içinde tarımsal nüfusun fazlalığında şehir çevresindeki kırsal yerleşmelerin şehre katılması ve kırsal kesimden şehre gelen göçlerle ilgilidir. Bu dönemde 1950 yılından itibaren karayolu ulaşım sektöründe Türkiye'de görülen gelişme ile demiryollarının önemini kaybederek karayollarının önem kazanmasının etkisiyle kırsal kesimin şehirle bağlantısının artışı ve göç olayının fazlalaşmasının sonucudur. Bu etkiyle 1950 yılında 29.317 olan şehir nüfusu 1955 yılında 41.667'ye ulaşmış ve 1950 yılında şehirdeki faal nüfus içinde yer alan 1758 kişilik tarımda çalışan nüfus miktarı 1960 yılında 2055'e çıkmış ve sanayi yatırımları da sanayi sektöründe çalışan miktarı artırdığından 1950 yılında 2208 kişi olan sanayide çalışan nüfus miktarı 1960 yılında 5043 kişiye yükselmiştir. Bu dönemde de hizmetler I, sanayi II, tarım fonksiyonu III. sırada yer almış ve fonksiyonel açıdan şehir 1960 yılında da hizmet + tarım ağırlığını korumuştur (Tablo.2).

Kısaca 1950-1960 yılları arasında şehrin güneyinde şehirden kopuk halde bulunan Kesrik, Sürsürü köyleri mahalle haline gelirken, Kuzeybatıda Kültür ve Yenimahalle semtlerinin gelişmesi başlamıştır. Böylece önceden 9 olan mahalle sayısı 11 yükselmiştir (Tablo.5)

Bu gelişmede ülkemizdeki ulaşım siyasetinin demiryollarından karayollarına kaydırılmasının yanında bazı resmi kurumların (DSİ 1954, İller Bankası 1953, Karayolları 1950,SSK Hastanesi 1960) kurulmasının da etkisi vardır. Mesela " 1963 yılı kamu yatırımlarında kişi başına Türkiye'de 23.4 TL. düşerken Elazığ'ın 30-40 TL. lik bir yatırım payı almış olması yine prodüktiv yatırımlarda Türkiye ortalaması 80 TL. iken Elazığ'ın 200 TL. den fazla pay alması"(Keleş 1965,1966) ekonomik canlanmayı doğurmuş ve bunun etkisiyle nüfus artmıştır. Nitekim yapılan imar planlamaları nedeniyle 1960 yılından sonra Nato yolu adı verilen şimdiki çevre yolunun şehrin güney kesiminde demiryoluna paralel bir şekilde açılışı demiryoluyla birlikte güneydeki gelişmeleri daha da hızlandırmıştır. Bu hızlanma ile 1955 yıllarında şehre dahil edilen Sürsürü mahallesinin karayoluna doğru kuzey istikamette gelişmesiyle Olgunlar mahallesi oluşmuştur.

1965 yılı sonrasında ise Keban Barajı yapım çalışmalar nedeniyle bazı resmi kurumların müdürlüklerinin açılması (YSE 1966), bazı sanayi tesislerinin kurulması (Et ve Balık Kurumu 1969) ayrıca baraj gölü altında kalacak yerleşmelerden gelenlerin olması, (yerleşmek isteyen ailelerin % 49 burayı tercih etmiştir.) bunun yanında "%5 oranında Erzincan ve Tunceli'den, %2 oranında Malatya'dan nüfus alması "(Tümertekin,1968,67 ) nihayet baraj inşaatında çalışacak işçi miktarı ve 1967 yılında Elazığ'da akademinin ( ilk yıllarda inşaat ve makine olmak üzere iki bölümde 300 öğrenci 25 öğretim elemanıyla eğitim yapmıştır) açılışı nüfusun artışına önemli ölçüde etki yapmıştır.

Öte yandan 1969 yılında Keban barajı istimlak bedellerinin sanayiye kanalize etmek için oluşturulan Keban holdingin bünyesinde kurulan ve bugün kapalı olan (Sodyum Bikromat Fab.) ve özelleştirilen (Plastik , Beton Direk Fab, Ağın Dericilik (Ergücü, 1991, Karaboran,1990) gibi sanayi tesisleri nüfusun ilerideki gelişmesine katkıda bulunmuştur.

1968 yılında Elazığ'ın kalkınmada öncelikli iller arasına alınması ve 1967 yılında Akademinin açılışı, baraj öncesinde gelen ve gelecek olan nüfusu şehrin kaldıramayacağı ve gecekondulaşma ihtimaline karşı Zafran'da gecekondu önleme bölgesi ile "Malatya yolu üzerinde (1800 Evler) Abdullahpaşa gibi alanların oluşturulmasıyla "(Atay,1991,579, Çotur, 1990, 44,55) şehir batıya doğru gelişmeye başlamıştır. Bu nedenlerle şehrin kuzey kesiminde Yenimahalle ve İzzetpaşa mahallesinin kuzeyinde Fevzi çakmak ve Yıldızbağları gelişme göstermiş, Keban’dan gelecekler için oluşturulan 1800 Evler ve akademi nedeniyle oluşan Üniversite mahallesiyle şehrin gelişimi batıya doğru yönlenmiştir (Şekil.3). Güney kesimde ise Kesrik'e bağlı olan Aksaray mahalle haline getirilmiştir. Kısaca bu dönemde kuzey, güney ve batıda olmak üzere üç gelişme alanı ortaya çıkmıştır. Batı yönde Gazi caddesinin her iki tarafının resmi kurumlarca (Karayolları, Orman, D.S.İ., vb) işgal edilmiş olması konutsal gelişimi bu yönde frenlemiş konutsal gelişme arada bir boşluk göstererek Malatya-Elazığ-Keban yol kavşağının olduğu kesimde eskiden Üniversite mahallesi sınırları içinde yer alan günümüzdeki Cumhuriyet mahallesinde (Bahçelievler) devam etmiştir. Sonuçta 1967 de Aksaray, Üniversite, Fevzi çakmak ve 1968'de Yıldızbağları mahalleleri gelişmiştir.

Şehir içinde dağınık halde bulunan küçük sanayi işletmelerini toplamak gayesiyle Diyarbakır yolu üzerinde 1970'lerden sonra küçük sanayi sitesinin kurulması yakınındaki Çatalçeşme (Morning), Gümüşkavak (Hırhırik), Ulukent (Hüseynik) köylerinin nüfuslanarak büyümesine neden olduğu gibi sanayinin doğusunda yer alan Çatalçeşme köyüne bağlı olan Salibaba mahallesinin sanayide çalışanlar ve dışarıdan gelenler tarafından tercih edilmesi buranın da Karşıyaka ile birlikte 1974 yılından itibaren mahalle haline getirilmesine sebep olmuştur. Böylece 1960-1975 döneminde önceki mahallelere ek olarak Aksaray, Fevziçakmak, Yıldızbağları, 1800 Evler, Salibaba, Karşıyaka, Sanayi mahalleleri gelişmiştir.

Bu dönemdeki gelişmede

1. Karayollarındaki gelişmelerin etkisiyle çevredeki nüfusun hareketlenmesi

2. Kamu yatırımlarındaki artış

3. Keban barajı projesi etkili faktörler olarak gözükmektedir.

 

5.1975-1998 DÖNEMİ

1974 yılından itibaren Keban Barajının bitmesi ile şehirde hızlı bir gelişim süreci başlamıştır. Nitekim 1970 yılına kadar şehirde faal nüfus içinde tarımda çalışanların miktarları düşük bir seviyede iken, 1975 yılında artmasında (Tablo.2) 1966 yılında temeli atılan ve 1974 yılından sonra su toplamaya başlayan Keban barajı altında kalan yerleşmelerden gelen kırsal nüfusun şehre yerleşmesinin ve Veteriner Fakültesinin açılışının ayrıca şehrin çevresindeki kırsal yerleşmelerden bazılarının mahalle haline getirilmesinin etkisi vardır.

1935

%

1950

%

1960

%

1970

%

1975

%

1980

%

1990

%
TARIM

1249

16

1758

15

2055

12

2664

11

11447

31

1218

3.9

1932

5

SANAYİ

2227

28

2231

20

5065

29

6596

27

8993

24

8579

27

10433

24

Çıkarım

114

133

77

87

İmalat

3858

4469

4974

5603

İnşaat

2624

4391

3528

4743

HİZMETLER

4360

56

5613

49

6211

36

13635

55

16287

44

21370

68

30054

70

Elk,Gaz,Su

49

99

432

685

Top. Per. Tic

3208

3900

4443

6319

Ulaş.Haber.

1702

2216

2020

2794

Mali Kurum

505

774

939

1405

Toplum Hiz.

4277

3077

8171

9298

13536

18851

Tanımlanma.

1777

16

4070

23

1794

7

579

2

154

0.5

506

1

GENEL TOP

7836

11379

17401

24689

37306

31321

42925

Tablo: 2 Elazığ Şehrinde Belirli Yıllardaki Faal Nüfusun Sektörel Miktarları ve Oranları.

Bu nedenle 1970 yılında tarımda çalışan nüfus sayısı 2664 iken, 1975 yılında 11447'ye yükselmiş, aynı zamanda şehirdeki konut ihtiyacının artması ve kırsal kesimden gelenlerden bir kısmının bu sektörde istihdam edilmeleri nedeniyle 1970 yılında 2624 olan inşaat sektöründe çalışan nüfus 1975 yılında 4391 yükselmiştir. Bu durum şehrin fonksiyonel yapısına da yansıdığından önceki yıllarda hep hizmet + sanayi ağırlığını taşıyan şehir fonksiyonu 1975 yılında yukarıdaki nedenlerden dolayı hizmet I, tarım II, sanayi III sırayı almış ve önceki dönemlerden farklı olarak bu dönemde şehir hizmet + tarım fonksiyonu ağırlık kazanmıştır (Tablo.2,Şekil.4).

Bu tarihten sonra kırsal kesimden gelenlerin kırsal yerleşmeleri tercih etmesiyle nitelik olarak çok tartışılan gecekondu sorunu ortaya çıkmıştır (Doğanay,1991). Sonradan bu kırsal yerleşmelerin mahalle haline getirilmesiyle "1960 yıllarına kadar şehirde hiç görülmeyen gecekondular belirmeye başlamış ve 1965 yılında 12504 konuttan 3000'ni gecekondulardan meydana gelmiştir" (Buldaç, 1963, 22, 1966,5,6). Böylece şehrin kırsal kesime yakın olan alanlar ile topoğrafik engellerin olduğu yerlerin daha fazla tercih edilmesiyle "Fevzi çakmak, Yıldız bağları gibi mahallelerde gecekondulaşma hızlanmıştır" (Çakır,1987,78).

Gelişmeler çerçevesinde daha önceki tarihlerde faytonlarla sağlanan şehir içi ulaşım faaliyeti 1960 yılından itibaren küçük otobüslerle (2 adet) sağlanmaya başlanmış, sonraları ihtiyaç arttığından 1971 yılında Belediye Otobüs İşletmesi kurulmuştur. 1970 yıllarında iki otobüs ve özel sektöre ait minibüslerle sağlanan ulaşım, 1988 yılında 25 otobüsle devam etmiş, günümüzde ise 14 adet özel sektör , 37 adet belediyeye ait olmak üzere 51 adet otobüsle, 16 hat üzerinde ulaşım faaliyeti sürdürülmektedir.

1975 yılında Fırat Üniversitesinin oluşturulması ve sanayideki gelişmeler nüfusun artışına etki yapmıştır. Nitekim 1972 yılında 4893 kişinin çalıştığı büyük tesis sayısı 12 iken, 1980 yılında 4674 çalışanı ile 23'e, 1997 yılında 5205 çalışanı ile 79'a (Tablo:3) 1970 öncesinde 156 adet olan küçük sanayi işletme sayısının 1970- 1980 arasında 793 yükselmesi de (1992 yılında tesis sayısı 999 çalışan 3626 kişidir) sanayinin nüfus gelişimindeki etkisini göstermektedir (Tablo:4).

YILLAR

TESİS SAY.

İŞÇİ

1964

10

3844

1972

12

4893

1980

23

4674

1985

27

4287

1997

79

520

 Tablo: 3 Yıllara göre büyük tesis sayısı ve çalışan durumu.

 

Yukarıda değinilen bu özelliklerle artan nüfusun etkisi 1975-1980 döneminde şehrin kuzey ve doğu kesimlerinde gelişmesine neden olmuştur. Şehrin doğusunda 1970 yıllarında oluşturulan küçük sanayi sitesinin kuzey doğu kesiminde yer alan Mustafapaşa mahallesinin doğusunda Kırklar mahallesi gelişirken, şehrin kuzey kesiminde ise üniversitenin kuzey kısmında yer alan Safran köyü de şehre yakınlığı ve ekonomik bağlantıları nedeniyle mahalle haline getirilmişlerdir. Batı yönde ise Üniversite mahallesi sınırları içinde Keban'dan gelenlerin yerleştikleri ve sonradan gelişen sahada 1800 Evler mahallesi (1983 yılında adı Abdullahpaşa mahallesi olarak değiştirilmiştir ) ve Cumhuriyet mahallesi oluşmuştur (Şekil.3).

Bu gelişmelerle 1955 yılında 41.667 olan şehir nüfusu 1960 yılında 60.289, 1965'de 78.605'e, 1970 yılında 107.364, 1975'de 131.415, 1980 yılında da 142.983 ulaşmıştır (Tablo.1,Şekil.2).

YILLAR 1923 Öncesi 1923-1950 1950-1970 1970-1980 TOPLAM
KÜÇÜK SAN. 2 12 156 793 963
HİZMET 19 127 654 800

Tablo:4 Elazığ şehrindeki küçük ve hizmet işyerlerinin yıllara göre kuruluş tarihleri

Barajdan etkilenerek gelenlerin Elazığ'da işyeri açma ve ulaşım sektörüne yatırım yapmaları nedeniyle (Siler,1976,237) 1970 öncesinde 127 adet olan (lokanta, otel, kahvehane vb.) Hizmet sektörüne ait işyeri sayısının 1970-1980 arasında 654 adete yükselmesiyle (Tablo:4) şehirdeki faal nüfusun sektörlere dağılımında değişiklikler meydana gelmiştir. Bu etkiyle 1975 yılında yüksek olan tarım nüfusu (%31.18, 11447 kişi) 1980 yılında düşme göstermiş (1218 kişi, %3.91), ve hizmetler sektöründe (1975 yılı %44, 1980 yılı %68 ) yükselmeler olmuştur. Fonksiyon açısından şehirde 1975 yılında görülen tarım fonksiyonunun ağırlığı azalarak tekrar son sıraya düşmüş ve hizmetler I. sanayi II. Tarım III. sırayı almış ve böylece daha önceki dönemlerde olduğu gibi hizmet + sanayi fonksiyonu ağırlığını koymuştur (Tablo.2,Şekil.4).

İl genelinde 1975-1980 döneminde göç fazla miktarda olmasına rağmen (Tandoğan,1989) Şehir, 1980 yılından itibaren sanayisindeki gelişmeler, Bayındırlık İskan Müd., Gümrük Müdürlüğü (1984) gibi kamu kurumlarının açılması ve Doğu Anadolu'daki terör nedeniyle çevre illerden gelenlerin olmasıyla nüfus ve alan açısından gelişme göstermiş ve 1985 yılında nüfusu 182.296'ya 1990 yılında 204.603'e nihayet 1997 yılında da 244.494'e ulaşmıştır (Tablo.2).

Fonksiyonel açıdan 1990 yılında da şehirde hizmet fonksiyonu ağırlığını devam ettirerek önceki yıllardan farklı olarak %70'lik oranlara yükselmiş ve bu dönemde de hizmet + sanayi fonksiyonuyla gelişmesini sürdürmüştür.

Bilhassa ildeki sanayi tesislerinin % 41'nin şehir merkezi ve yakın çevresinde (Diyarbakır yolu %11, Şehir merkezi %17, Bingöl yolu %6, Malatya yolu %5, Baskil yolu %2 ) yer alması, tesislerden geriye kalan % 49'un merkeze yakın Yazıkonak belediyesi sınırları içindeki organize sanayi bölgesinde bulunmasına rağmen (1998 Elazığ projesi,274 ) burada çalışanların büyük bir kısmının Elazığ merkezde oturuyor olması sanayinin şehir gelişimindeki etkisini artırmaktadır. 1980 sonrasında doğu kesimdeki gelişmeler bilhassa Ulukent ( 1965'de 961 kişi, 1980 de 3.820 kişi), Gümüşkavak (1965 de 596, 1980 yılında 1.416 kişi ), Çatalçeşme (1965'de 465 , 1980'de 1.901 kişi) gibi eski kırsal yerleşmelerin nüfusça artışına etki yapmıştır. Bu yerleşmeler, kuzeyde Pertek yolu üzerinde yer alan Harput'a bağlı Esentepe ile birlikte ekonomik bağlantıları nedeniyle 1982 yılında mahalle olarak şehre dahil edilmişlerdir (Şekil.3,Tablo.5)

Sonuçta sanayi ve diğer yatırımların etkisiyle şehrin doğu kesimindeki alanlarda gelişmeler meydan gelmiş ve Kırklar (1975), Ulukent (1982), Gümüşkavak (1982), Çatalçeşme mahalleleri oluşurken, Kızılay (Kesrik), Salıbaba, Karşıyaka gibi mahallelerin gelişmesi de devam etmiştir.

Türkiye'de 1980 yılından itibaren hızlanan toplu konut uygulamalarında yer seçiminin, coğrafi çevre şartlarından ziyade arazi varlığına bağlı olarak ana ulaşım aksları ve çevre yollarının çevresinin seçildiğini görüyoruz (Doğanay,1989). Elazığ'da da 1985 yılından itibaren toplu konut uygulamaları hız kazanmıştır. Şehirde bu konuda iki alan dikkati çeker. Bunlardan birincisi olan şehrin 3 km doğusunda 424 hektarlık bir alan üzerinde 16.500 konutluk Doğukent projesi 1990 yılında başlatılmıştır (Temizer,1991,6) ve 1991 yılından itibaren de Ulukent ile Çatalçeşme mahalleleri arasındaki alanda Doğukent mahallesi ortaya çıkmıştır. Toplu konut uygulamalarının yanı sıra şehrin diğer kesimlerindeki gelişimi de sürmüştür. Nitekim şehrin güneyinde Aksaray ve Sürsürü arasındaki alanda da Hicret mahallesi belirmiştir.

 

Tablo:5 ElazığŞehrinde Yıllara Göre Mahalleler.

1876

1950

1965

1970

1975

1980

1985

1998

Mustafapaşa M.paşa M.paşa M.paşa M.paşa M.paşa M.paşa M.paşa
İcadiye İcadiye İcadiye İcadiye İcadiye İcadiye İcadiye İcadiye
Çarşı Çarşı Çarşı Çarşı Çarşı Çarşı Çarşı Çarşı
Akpınar Akpınar Akpınar Akpınar Akpınar Akpınar Akpınar Akpınar
Sarayatik Sarayatik Sarayatik Sarayatik Sarayatik Sarayatik Sarayatik Sarayatik
Nailbey Nailbey Nailbey Nailbey Nailbey Nailbey Nailbey
Rizaiye Rizaiye Rizaiye Rizaiye Rizaiye Rizaiye Rizaiye
Rüstempaşa R.paşa R.paşa R.paşa R.paşa R.paşa R.paşa
İzzetpaşa İzzetpaşa İzzetpaşa İzzetpaşa İzzetpaşa İzzetpaşa İzzetpaşa
Kesrik Kesrik Kesrik Z.Gökalp Kızılay Kızılay
Kültür Kültür Kültür Kültür Kültür Kültür
Yenimah. Yenimah. Yenimah. Yenimah. Yenimah. Yenimah.
Sanayi Sanayi Sanayi Sanayi Sanayi Sanayi
Sürsürü Sürsürü Sürsürü Sürsürü Sürsürü Sürsürü
Aksaray Aksaray Aksaray Aksaray Aksaray
Olgunlar Olgunlar Olgunlar Olgunlar Olgunlar
F. Çakmak F. Çakmak F. Çakmak F. Çakmak F. Çakmak
Üniversite Üniversite Üniversite Üniversite Üniversite
Yıldızbağ Yıldızbağ Yıldızbağ. Yıldızbağ. Yıldızbağ.
1800 evler 1800 evler Abdullahpaşa Abdullahpaşa
Salıbaba Salıbaba Salıbaba Salıbaba
Karşıyaka Karşıyaka Karşıyaka Karşıyaka
Kırklar Kırklar Kırklar Kırklar
Cumhuriyet Cumhuriyet Cumhuriyet
Ulukent Ulukent
G.kavak G.kavak
Safran Safran
Çatalçeşme Çatalçeşme
Harput Harput
Esentepe Esentepe
Alayaprak Alayaprak
Sugözü Sugözü
Güllübağ Güllübağ
Doğukent
Hicret

Kaynaklar: 1305,1312 Ma'müratü'l Aziz salnameleri, 1967-1994 Belediye meclis kararları, Elazığ-Keban bölgesi fiziki yerleşim planı, 1967,1973,1989 il yıllıkları.

Toplu konut uygulamalarının yoğunlaştığı ikinci saha şehrin batı kesiminde Elazığ-Malatya ve Elazığ- Keban karayolu üzerindeki kooperatif yapılaşmalarıdır. Elazığ- Malatya karayolu çevresindeki yapılaşmalar ile Abdullahpaşa mahallesi, Elazığ- Keban yolu üzerindeki gelişmelerle de Cumhuriyet mahallesi daha da büyümüştür (Foto.7). Öte yandan 1989 yılında yürürlüğe giren son imar planına göre şehrin güney kesiminden yeni bir çevre yolu yapılması gündeme gelmiştir. Proje hayata geçirildiğinde şehrin yeni yola doğru büyümesine ve yakınındaki kırsal üniteleri etkilemesine yardım edeceğinden gerekli önlemler alınmazsa şehrin güneye doğru da bir gelişme göstereceği muhakkaktır. Proje uygulanır ve herhangi bir önlem alınmazsa bu gelişme ile Elazığ ovasında şehirleşmeden dolayı ortadan kalkan tarımsal alan kaybı daha da artacaktır.

Foto.7. Elazığ-Malatya yolu üzerinde toplu konut uygulamasıyla gelişen Abdullahpaşa Mahallesi

Ayrıca 1997 yılında projesi tamamlanan Elazığ-Malatya yolu üzerindeki Hilalkent toplu konut uygulaması şehrin bundan sonraki gelişmesinin batı yönde de olacağının sinyallerini şimdiden vermektedir.

Sonuçta 1975-1998 döneminde merkezdeki mahallelerde dikey yönde gelişme varken, kuzeyde Safran, Esentepe, güneyde Hicret, doğuda Kırklar, Ulukent, Gümüşkavak, Doğukent, Çatalçeşme, batıda Abdullahpaşa, Cumhuriyet mahalleleri oluşmuş ve şehir yatay olarak ta hızla büyümüştür.

Bu dönemdeki gelişmede

1. Üniversitenin açılışı ve kamu yatırımları

2. Sanayi ve ticaretteki gelişmeler

3.Çevre illerden gelen göçler etkili olmuştur.

SONUÇ

Doğu Anadolu bölgesi Yukarı Fırat bölümünde yer alan Elazığ şehri çok yeni bir şehirdir. Elazığ şehrinin doğuşunda etkili olan Harput ilk önceleri dönemin şartlarına uygun olarak Elazığ ovasının kuzeyinde yer alan Harput dağlık kütlesi üzerine savunma kolaylığı nedeniyle kurulmuştur.

Osmanlı devletinin son döneminde bulunduğu yer itibariyle iç bölgede kalan Harput zamanla savunma fonksiyonunu yitirerek 19. yy'da (1833) aşağıdaki mezraya inmesiyle birlikte bugünkü Elazığ şehrinin ilk temelleri atılmış oldu. Bu yer değişikliğinde şehrin savunma fonksiyonunu yitirmesi yanında gelişme için yeterli alanın bulunmaması, şehir hizmetlerinin yürütülmesindeki zorluk (yakacak, ulaşım vb.) ve yöneticilerin kararları etkili olmuştur.

Bütün bu olumsuzluklar nedeniyle şehir 1833 yılından itibaren mezraya inmiştir. Yöneticilerin mezraya inmeleri tüm halkın da hemen inmesini sağlamadığından uzunca bir dönem (1833 -1935) iki yer arasındaki mücadele devam etmiş ve bu mücadele mezranın nüfus ve alansal gelişmesini frenlediğinden şehrin gelişimi yavaş olmuştur. Bu nedenle şehir nüfusu 1898 yılında 7.500, 1909 yılında 8.700'e çıkmış ve ancak 5 mahallede gelişme sağlayabilmiştir. Sonrasında I. Dünya ve Kurtuluş savaşlarının etkisi de eklenince gelişmedeki yavaşlık sürmüş, 1927 yılında 19.216 kişilik nüfusa ve 7 mahalleye ulaşabilmiştir.

1923 yılından sonra merkezde toplu bir gelişme gösteren şehir ilk önceleri demiryolunun buraya ulaşmasıyla güneye doğru gelişme kaydetmiş, sonrasında şehri doğu batı doğrultusunda ikiye bölen ana ulaşım hattının açılışıyla gelişmesi doğuya doğru kaymıştır. 1923-1950 arasındaki gelişmenin yavaşlığı nedeniyle önceden gelişmiş olan mahallelere ancak 2 mahalle katılabilmiştir. 1927 yılında 19.216 olan nüfus ise 1950 yılında 29.317 yükselmiştir,

1950 yılından sonra karayolundaki gelişmeler şehrin güneyinden geçirilen çevre yolu, Keban barajı, Akademi, sanayi ve kamu yatırımlarının etkisiyle Elazığ'ın nüfus ve alansal gelişmesi hızlanmıştır. Sonuçta çevresindeki kırsal yerleşmelerin kendisine dahil olması hızı daha da artırmış, ve tüm yönlerde gelişme göstererek konsantrik şekilde büyümüştür. Bu gelişmeler sonucunda şehir 1965 yılında 78.605 kişilik nüfus ve 14 mahalleye , 1975 yılında ise 131.415 nüfus ve 21 mahalleye yükselmiştir (Tablo.5).

1975 sonrasında Üniversitenin oluşturulması ve sanayinin gelişmesiyle şehir alansal olarak daha da büyümüş ve bilhassa batı kesimdeki gelişmeler hızlanmıştır. Böylece şehir 1985 yılında 182.296'lık nüfus ve 28 mahalleye, 1997 yılında ise 244.494 nüfusa ve 31 adeti merkeze bağlı olmak üzere 35 mahalleye yükselmiştir. Son planlamadaki kararların uygulanması ve toplu konut çalışmaları şehrin gelişmesini batı ve güney yönde hızlandıracaktır.

Şehir fonksiyonel açıdan da 1975 yılı haricinde tüm dönemlerde hizmet + sanayi fonksiyonu ağırlığını koruyarak günümüze kadar gelişmesini sürdürmüştür.

 

 

 

KAYNAKÇA

  •  
  • AKKAN, E. 1972. Elazığ ve Keban Barajı Çevrelerinde Coğrafya Araştırmaları. A.Ü.D.T.C.F. Coğrafya Araştırmaları Dergisi Sayı.1-2. Syf.125-215. ANKARA.

    AKSIN, A. 1995. 19.Yy'da Harput. (1833 - 1876) F.Ü Sosyal Bilimler Enstitüsü. Yayınlanmamış Doktora Tezi. ELAZIĞ.

    ATAY, M. 1991. Zorunlu Göçler Keban Örneği. F.Ü. Fırat Havzasının Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Sempozyumu. ELAZIĞ.

    BAYKARA,T. 1967. Cehri Üzerine Notlar, İ.Ü Coğ. Enst. Derg. Cilt.8 Sayı.16. Syf.160-164. İSTANBUL.

    BAŞGELEN, N., 1998,Bir Zamanlar Elazığ, Arkeoloji ve Sanat Yay. Bir zamanlar Kentler Dizisi, 17, İSTANBUL.

    BULDAÇ, O. 1963. Elazığ'ın Konut Durumu ve 1960-1970 Yılları Arasındaki Konut İhtiyaç Tahminleri. Yeni Fırat Dergisi Sayı.17. ELAZIĞ.

    BULDAÇ, O. 1966. Keban Barajının Tesirleri. Yeni Fırat Dergisi Sayı.32. ELAZIĞ.

    CUİNET,V. 1894. La Turquie D'Asie, PARİS.

    ÇAKIR, S. 1987. Elazığ'da Gecekondu Yerleşimi ve Yayılma Sahası. F.Ü. Sosyal Bilimler Derg. Cilt.1 sayı.2 syf. 47-73 ELAZIĞ.

    ÇOTUR, S. 1990. Keban Barajının Fırat Havzasına Etkileri. Fırat Havzası Coğrafya Sempozyumu. ELAZIĞ.

    DARKOT. B. 1943. Tunceli Üzerine Coğrafi Görüşler. III. Üniversite Haftası. ELAZIĞ.

    DARKOT. B. 1961. Elazığ Maddesi. İslam Ansiklopedisi. İSTANBUL.

    DARKOT. B. 1961. Türkiye'nin Nüfus Hareketleri Üzerine Yeni Gözlemler. T.C.D. sayı.21. Syf.1-14 İSTANBUL.

    DOĞANAY,H.1983. Erzurum’un Şehirsel Fonksiyonları ve Başlıca Planlama Sorunları. (Basılmamış Doçentlik Tezi) At. Ün. Fen. Ed. Fak. Coğrafya Bölümü. ERZURUM.

    DOĞANAY,H.1986.Erzurum Şehir Planlarının Eleştirisi. At. Ün. Fen. Ed. Fak. Arş. Derg. Sayı.14. Syf.177-199. ERZURUM.

    DOĞANAY,H.1989. Doğu Anadolu Bölgesine Yönelik Toplu Konut Uygulamasının Coğrafi Planlama Esasları. At. Ün. Fen. Ed. Fak. Arş. Derg. Sayı.17. Syf.131-153. ERZURUM.

    DOĞANAY,H.1991.Erzurum'da Gecekondu Sorunu ve Başlıca Çözüm Yolları. F. Ü. Fırat Havzasının Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınması Semp. Syf.471-495 ELAZIĞ.

    DOĞANAY,H.1995 Türkiye Ekonomik Coğrafyası. Öz Eğitim Yay. İSTANBUL.

    DOĞANAY,H.1997. Türkiye Beşeri Coğrafyası. M.E.B. Yay. İSTANBUL.

    DÖKMECİ, C.1964. Mamure-til -Aziz. Yeni Fırat Dergisi. Sayı.24 Syf.9- 11. ELAZIĞ.

    DURAN, B. 1988. 1870- 1914 Arasında Elazığ ve Civarının İktisadi Gelişmesi. syf. 427-437. F.Ü. Fırat Havzasının Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Sempozyumu. ELAZIĞ.

    ERGÜCÜ, N.1988. Keban Holding A.Ş. ve Fırat Havzasına İktisadi Yönden Etkileri. Syf.127-133. F.Ü. Fırat Havzasının Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Sempozyumu. ELAZIĞ.

    ERİNÇ,S. 1953. Doğu Anadolu Coğrafyası. İ.Ü. Yay. No.572. İSTANBUL.

    HAYLİ, S. 1999. Tarihi Coğrafya Açısından Harput Şehrinin Etki Sahası. Dünü ve Bugünüyle Harput. Sempozyumu Bildirileri. Cilt.1. Syf.287-304. ELAZIĞ.

    KARABORAN,H.1990. Elazığ'da Endüstrileşme Faaliyetleri. Fırat Havzası Coğrafya Sempozyumu. Syf.101-167, 1986. ELAZIĞ.

    KELEŞ,R.1965. Türkiye'de Bölgeler arası Dengesizlikler. VII. İskan ve Şehircilik Haftası Konferansları. Syf.1- 40 ANKARA.

    OSMAY,S. 1998. 1923'ten Bugüne Kent Merkezlerinin Dönüşümü. 75 Yılda Değişen Kent ve Mimarlık. Syf.139-155. Türkiye İş Bankası Yay. İSTANBUL.

    ÖZÇAĞLAR,A. 1994. Zile'nin Kuruluşu, Gelişmesi ve Bugünkü Fonksiyonel Özellikleri. A.Ü. Türkiye Coğ. Dergisi Sayı.3 Syf.219-243. ANKARA.

    ÖZGÜÇ, N.1986. Türkiye'de Sanayi Faaliyetlerinin Gelişmesi, Yapısı ve Dağılışı. İ.Ü. Coğ. Enst. Derg. Sayı.2. Syf.35-71. İSTANBUL.

    SARIBEYOĞLU, M.1951. Aşağı Murat Bölgesinin Beşeri Coğrafyası. A.Ü.DTCF Doğu Anadolu Araştırma İstasyonu Yayın No.1 İSTANBUL.

    SELEN,S.H. 1945. Türkiye'de Köy Yerleşmeleri ve Şehirleşme Hareketleri. T.C.D. Yıl III, Sayı.VII-VIII. ANKARA.

    SELEN,S.H. 1953. Türkiye'nin Yol Sistemi. T.C.D. Yıl.I Sayı.III-IV ANKARA.

    SERGÜN, Ü.1975. Beşeri Coğrafya Açısından Bir Araştırma Uluova İ.Ü. Cog.Enst. Yay. No. 82 İSTANBUL.

    SİLER, O. 1976. Keban Köylerinde Sosyo-Ekonomik Yapı ve Yeniden Yerleşim Sorunları. ODTÜ Yay. ANKARA.

    SUNGUROĞLU, İ.1958. Harput Yollarında Cilt.1-2. İSTANBUL.

    TANDOĞAN, A. 1989. Türkiye'de 1975-1980 Döneminde İller arası Göçler. Karadeniz Teknik Ün. Yay. 141. TRABZON.

    TANOĞLU, A. 1969. Nüfus ve Yerleşme. İ.Ü. Coğr. Enst. Yay. No.45. İSTANBUL.

    TEMİZER,M.1991. Elazığ'ın Kalkınmasında Belediye Hizmetleri. F.Ü. Fırat Havzasının Sosyal, kültürel ve Ekonomik Kalkınma Sempozyumu. ELAZIĞ.

    TEZEL,Y. 1986. Cumhuriyet Döneminin İktisadi Tarihi (1923-1950). Yurt Yay. No.4 ANKARA.

    TONBUL,S. 1985. Kuzova Hasandağı ve Çevresinin (Elazığ Batısı) Fiziki Coğrafyası. F.Ü. Sos. Bil. Enst. Yayınlanmamış Doktora Tezi ELAZIĞ.

    TONBUL,S. KARADOĞAN,S. 1999. Harput'un Kuruluş Yeri ve Şehrin Fonksiyonunu Yitirmesi Üzerinde Etkili Olan Doğal Çevre Faktörleri. Dünü ve bugünüyle Harput Semp. Bild. Cilt II. Syf.303-325 ELAZIĞ.

    TUNCEL,M.1977. Türkiye'de Yer Değiştiren Şehirler Hakkında Bir İlk Not. İ.Ü. Coğ. Enst. Derg. Sayı.20-21. Syf.129-134. İSTANBUL.

    TUNÇDİLEK,N. TÜMERTEKİN,E. 1959 Türkiye Nüfusu. İ.Ü. Coğ. Enst. Yay. No.25 İSTANBUL.

    TÜMERTEKİN, E. 1968. Türkiye'de İç Göçler. İ.Ü. Yay.No.1371 İSTANBUL.

    TÜMERTEKİN, E. 1973. Türkiye'de Şehirleşme ve Şehirsel Fonksiyonlar. İ.Ü Yay.No. 1840. İSTANBUL.

    ÜNAL,M.A. 1989. XVI. yy'da Harput Sancağı. Türk Tarih Kurumu . ANKARA.

    YILMAZÇELİK,İ. 1991. Cumhuriyet Sonrası Elazığ'da Tarım-Ticaret ve Sanayi (1923-1938). syf. 409-433 F.Ü. Fırat Havzasının Sosyal, Kültürel ve Ekonomik Kalkınma Sempozyumu. ELAZIĞ.

    YÜCEL, T. 1960. Demiryollarının İstasyon Nüfusuna Etkisi. T.C.D. Yıl.XVI Sayı.20. Syf. 140-148. İSTANBUL.

    RAPORLAR

    Elazığ-Keban bölgesi Fiziki Yerleşim Planı. 1970. İmar İskan Bakanlığı Planlama ve İmar Genel Müd. ANKARA.

    1305,1312 Tarihli Ma'muretü'l Aziz Vilayet Salnameleri.

    İL YILLIĞI, 1967,1973,1989. ANKARA.

    DİE, 1935-1997 Genel Nüfus Sayımları ANKARA.

    DİE, 1935-1990 Genel Nüfus Sayımı Nüfusun Sosyal ve Ekonomik Nitelikleri.

    İLLER BANKASI 1949, Belediyeler Yıllığı Cilt II. ANKARA.

    BELEDİYE MECLİS KARARLARI 1967-1994. ELAZIĞ.