Ana sayfa
            
           Konular
     
      Sunular
        
   Sempozyum

Linkler

MAKSİLLOFASYAL TRAVMALAR

 

Genel prensipler

Fasyal yaralanmalı hastların posttravmatik fazdaki genel tıbbi durumu daima birincil endişemiz olmalıdır. Maksillofasyal yaralanmanın direkt sonucu olarak hasta ölümü nadirdir. Bu sebeple olan ölümün nedeni ise, yaranın oldukça dikkat çekici ve acayip görünümlü olaması nedeniyle hekimin bütün dikkatini yaraya yöneltmesi ve hastanın genel tibbi durumunu bozabilecek olan sorunlardan uzaklaşılmasıdır.

Çok geniş yumuşak doku yaralanması ve fasyal fraktürlerin olmadığı durumda tedavi yumuşak doku ödemi ve akıntıların rezorbe olması ve kesin radyolojik değerlendirmenin tamamlanmasından sonra düzenir. Temel tedavi prensipleri;

1)  Yaşamın idamesini sağlamak

2)  Özellikle çiğneme aparatları olmak üzere fonksiyonların devamlılığının sağlanması

3)  Restorasyon

 

Yumuşak doku yaralanmarı

Başlangıç stabilizasyonunu takiben spesifik maksillofasyal yaralanma bölgelerine dikkat etmek gerekir. Eşlik eden kemik yaralanmaları ve fasyal sinir, parotid ve submandibular gibi vital durumu etkileyen yaralanmalar değerlendirilmelidir. Uygun değerlendirme ve muayana için lokal anestezi gerekebilir. Yumuşak doku kontüzyonları konzervatif yaklaşımla iyi düzelme gösterir. Abrazyonlar mutlaka normal salin ya da salinin %1 betadin veya %50 hidrojen peroksitle dilüsyonları ile basınçlı bir şekilde yıkanmalıdır. Yara debritmanından sonra antibiyotikli yağı merhem kullanılmalıdır. Reepitelizasyon genellikle 7-10 günde olur. Cerrahi kapatmanın nasıl olacağının planı tam yapılmadan cerraha girişime başlamamak gerekir. Girişim planlanır, yara, yaranın en uç noktalarına kadar gerçek bir temizlik sağlanması için basınçlı salin ile iyice yıkanır, nekroze dokular debride edilir, daha sonra sütür işlemine geçilir. Satellit ve kontüze doku uçları debritman  gerektirir, bu yolla yara kenarlarının daha temiz ve taze olması ve tamve düzgün uc-uca birleşme sağlanır. Kanama alanları koter ya da bağlama kullanılarak kontrol altına alınır.

 

Antibiyotik proflaksisi

İlk 24 saat içinde gelen ve temiz yaralar için antibiyotik proflaktik gerekmeyebilir. Temiz-kontamine, kontamine, kirli ve 24 saatin üstünde başvuran yaralar için antibiyotik kullanılır. Yaradaki enfeksiyon oranı direkt olarak yaranın klasifikasyonuna ve başvuru zamanına bağlıdır. Oral yumuşak doku yaralanmaları, oral sekresyondaki multifaktöryel kontaminasyondan ötürü koruyucu antibiyotik tedavisi gerektirir. Bu yaralarda penisilin tercih edilir. Cilt yaralanmalarında ise staflara etkili birinci jenerasyon sefalosporinler kullanılır.

 

Regionel anestezi

Basit yaralanmalarda lokal anestezik olarak lidokain %1 veya %2’lik solüsyonlar kullanılabilir. Yara içinden ya da yara kenarından uygulanır. Bir vazokonstrüktör olan epinefrin 1:100000 (jetokain) hemostaz amacıyla tercih edilebilir. Ancak nekroza neden olmamak için yara kenarına yapılmamalıdır. Her türlü durum için yara kenarından anestezi yapmaktan eğer mümkün olan başka bir yöntem varsa kaçınmak gerekir. Kozmetik olmayan sonuçlara neden olabilir.

Daha komplike yaralarda primer kapatmada problem yaşamamak için sinir bloğu düşünülmelidir.Sinir bloğunun avantajları;

1)  Kullanılan anestezik miktarı daha azdır.

2)  Yara bölgesinde doku düzensizliğine neden olmaz

3)  Yara kenarı ödemini azaltır.

4)  Daha iyi iyileşme sağlar.

Oral kavitenin çeşitli bölümlerine inferior alveolar, mental, infraorbital ve lingual sinir blokları ile infiltrasyon anestezisi uygulanabilir.İnfiltrasyon anestezi genellikle maksilla için kullanılan uygun bir yöntem olup, solusyon subperiostal bölgeye enjekte edildiğinde ince gözenekli korteks ve çok kanlanan kemik doku, maddenin daha derinlere diffüzyonuna izin verir ve kök uçları ve maksillar dişlerlerde anestezi sağlar.

İnferior alveolar sinir bloğu (mandibular blok), blok tarafındaki dişler ve gingivada anestezi sağlar. İğne pterigomandibular rafenin dış yanından, mandibular dişlerin kapattığı alnın bir santimetre üstünden kemiğe değinceye kadar itilir, şırınga aspire edilip damarsal bir yapıda olmadığımıza emin olunduktan sonra enjeksiyon yapılır.

Lingual sinir bloğu inferior alveolar sinir bloğu sırasında iğne geri çekilirken anestezik madde verilerek eş zamanlı uygulanabilir. Alternatif olarak çene tabanının posterolateral bölgesinden ya da dilin premolar dişler hizasındaki bölgeden enjeksiyon yapılarak anestezi sağlanabilir.

Mental sinir bloğu ağız içinde birinci ya da ikinci premolar dişlerin hizasında mental foramen elle hissedildikten sonra iğne foramene kadar kontrollü ilerletilip anestezik madde enjekte edilerek yapılabilir.Enjeksiyonun ağrılı olmaması için önceden mukazaya benzokain aerosol sıkılabilir.

İnfraorbital sinir bloğu genellikle üst dudağın anestezisi için kullanılır. Üst premolar dişler hizasından, önce dıştan infraorbital foramen palpasyonla belirlenir ve bu palpasyon sırasında iğne foramenin üstüne gelinceye dek itilir. Bir cc anestezik enjeksiyonu ile yeterli anestezi sağlanmış olur.

 

Dudak laserasyonları

Dudak laserasyonları oldukça önemli kozmetik problemlere yol açabilir ve eğer ilk tedavi yeterli değilse rekonstrüksiyon çok başarılı değildir. Agresif irrigasyon ve debritmana rağmen, oral mukozanın potansiyel kontaminasyonu nedeniyle dudak yaralanmalarında tam bir temizlik sağlanamaz. Bu nedenle antibiyotik proflaksisi her zaman düşünülmelidir. Dudak laserasyonlarında bölgesel anestezi mukolabial kıvrımdan yapılan sinir bloğu ile gerçekleştirilebilir. Kritik alt dudak yaralanmalarında doku düzensizliğinden kaçınmak için bilateral sinir bloğu endikasyonu vardır. Dudağa olan künt travmalarla dişlerin neden olduğu kesilerde canlılığını yitirmiş kontamine dokuların dikkatle debritmanı gerekir. Ayrıca bu yaralanmalarda eşlik eden diş ve kemik yapıya ait olabilecek yabancı cisimler açısından uyanık olunmalıdır.

Genelde avülzif bir yaralanma veya debritman sonucu alt dudağın üçte birinin kaybolduğu yaralanmalarda bile kozmetik deformite olmadan primer kapanma sağlanabilir. Üst dudak ise filtrum kolumella ve alar bazisle olan sıkı komşuluğu nedeniyle daha az doku kaybına bile uyum göstermez. Bu nedenle üst dudak yaraları genellikle doku ya da cilt greftiyle rekonstrüksiyon gerektirir.

Debritmandan sonra kapatma kat kat yapılır. İlk sütür en kritik noktadan yani dermo-mukozal bileşkeye atılır(vermillion border). Bu sütür için abzorbe olmayan 5/0 propilen kullanılır. Bu işlemin önemi gözardı edilmemelidir. Çünkü 1-2 mm’lik bir kayma bile kolaylıkla göze çarpar ve kozmetik olarak kabul edilemez. İkinci sütür dudaktaki

wet-dry hat dediğimiz oral mukoza ile birleşme çizgisine atılır. Bu sütür için 4/0 veya 5/0 kat-güt kullanılır ve orbikülaris oris kasının sütür katı içinde olmasına dikkat edilir Bu iki önemli sütürden sonra tamkat kesilerde içten dışa olmak üzere ağız içi 4/0 veya 5/0 katgüt, cilt ise 4/0 veya 5/0 propilen ile sütüre edilir. Sütürden sonra yara yeniden irrige edilir ve 1-2 haftalık antibiyotik tedavisi verilir. Nonabzorbabl sütürler 5 gün sonra alınır.

 

Oral mukoza kesileri

Ağız içindeki tam kesiler hava yolunu tahtid edici unsur taşır. Oral kavite bakısı ile ağız içindeki yumuşak ve sert dokuları değerlendirilmelidir. Eğer dişlerde kırık varsa ağız içi diş parçaları, dolgu malzemeleri gibi yabancı cisimler açısından incelenmeli ve gerekirse radyolojik inceleme yapılmalıdır.

Genelde ağız içindeki 1-2 cm’lik kesiler eğer seperasyon göstermiyorsa primer kapatmaya gerek kalmadan kendiliğinden iyileşir. Daha büyük kesiler 4/0 katgüt ile sütüre edilir. Daha fazla irrigasyon gerektirse de ağız içinde debritmandan kaçınmak gerekir. Gingival laserasyonlar dişlerin klavuzluğunda kolayca sütüre edilirler. İntraoral travmalarda ön ağız tabanındaki submandibular bezlerin olduğu bölgelerde ve bukkal mukozadaki stenon kanalı civarındaki kesilerler bu kanalların kesisi açısından iyi değerlendirilmelidir. Eğer kesiden şüphe ediliyorsa kanal ağızlarından  kontrast verilerek sialografi çekilmelidir. Kanalın içine bir stend konarak kapatma yapılabilirse de böyle bir keside sağ duyulu davranıp konsültasyon istenmelidir.Ağız içinde anestezi için yumuşak dokular fazla problem olmasa da diğer dokular için  inferior alveolar ve mental blok kullanılabilir. Ağız kesilerinde içindeki potansiyel floraya rağmen iyileşme oldukça iyidir. Penisilin proflaksisi genellikle giyilir.

 

Dil kesileri

Dildeki bir cm ve altındaki kesiler kapatma gerektiemeden kendiliğinden iyileşir. Bunun üstündeki kesiler için dil kuru bir gazla ya da kalın bir ipekle ön uçtan sütüre edilerek öne doğru çekilir, ve katlar sütüre edilir. Dil son derece vasküler bir yapı olduğundan koterle ya da hemostaz sütürü ile hemostaz sağlanır. Dil altı yapılardaki eşlik eden patolojiler dikkatli bir muayene ile ekarte edilmelidir. Dil kesilerinde 4/0 katgüt ile atılan derin sütürlerle sağlıklı iyileşme sağlanır. Anestezi lokal olarak ya da lingual sinir bloğu ile sağlanabilir. Küçük çocuklarda 2mg/kg ketamin, 0.2mg/kg atropin ve 0.1mg/kg midazolam IM ile uygun sedasyon sağlanabilir.

 

MANDİBULAR KIRIKLAR

Mandibula kırıklarının klasik semptomları

1)  Travma öyküsü

2)  Çenede yetersiz kapanma

3)  Ağrı (özellikle ısrmakla

4)  Kırık segmentinde anormal hareket ve krepitans

5)  Fonksiyonel engellenme ve hareket genişliğinde daralma

6)  Yüz ve/veya diş yayında deformite

7)  Çene açılmasında kayma

8)  Şişme, ekimoz

9)  Mental sinir anestezisi

10) Radyolojik görünümle desteklenme

Diğer yüz kırıklarında olduğu gibi mandibula kırıklarında da öncelikle hastanın genel durumu değerlendirilmeli ve tedavi edilmelidir.  Mandibula kırıkları geniş doku kayıplarının olduğu yaralanmalar dışında nadiren yaralanma zamanında tedavi edilirler. Mandibula kırıklarını tanımada değişik anlayışlara göre değişik muayene metodları vardır. Kırıkları tespit için ekstra ve intra oral muayene en az radyolojik inceleme kadar değerlidir.

 

Ekstraoral muayene

Bu muayene genellikle mandibulanın çıkan ramusunu, gövdesini ya da heriksinin değerlendirilmesini ve uni ya da bilateral şişlik, deformite veya ekimozun tespitini içerir. Mandibula kondülden başlayarak tüm mandibular kenar boyunca palpasyon yapılarak inferior ve posterior kenar boyunca hassasiyet kırık veya şüphe edilen herhangibir patoloji not edilmelidir. Nokta tarzında hassasiyet kırık için patognomonik olup hemen inferior kenarda deformite aranır. İnferior alveolar sinir mandibulanın aynı adlı iki taraf kenarından geçip foramen mentalede sonlanır ve herhangibir keside alt dudakta duyu kusuruna yol açar. Alt dudakta bir ya da iki taraflı uyuşukluk kuvvetle mandibular kırığı düşündürür.

 

İntraoral muayene

Yaralanmadan kısa süre sonra hastanın salivasında kan mevcutsa ve muayeneden önce yeteri kadar zaman geçmişse, ağız içinde kötü bir koku not edilebilir. Eğer alveolar kenarlarda mukozal laserasyonlar mevcutsa kırıktan, özellikle açık kırıktan şüphe etmek gerekir. Alt diş arkı ve devamlılığı kontrol edilmelidir. Diş eksiklikleri ve dişler arasındaki kaymalar özenle kontrol edilmeli ve not edilmelidir. Dişler arasındaki maloklüzyon mandibular fraktür düşündürür. Bu hastalarda diş yüzeyleri özenle muayene edilmelidir. Hastanın ağzı kapatılarak uygun kapanmanın ve kaymanın olup olmadığına bakılmalıdır. Bu kaymayı hastanın hissetmesinin yanısıra hasta ısırma sırasında ağrı duyacağından muayene ile kırık olup olmadığını anlamak mümkün olacaktır.

Mandibulanın hareketi de oldukça önemlidir. Hasta çenesini öne arkaya sağa sola hareket ettirmeli ve bu hareketlser esnasında kısıtlılık veya ağrı olup olmadığına bakılmalıdır. Unilateral subkondüler kırık, maksimum açma sırasında çenenin kırık tarafına kaymasına neden olur. Mandibulanın bukkolingual sulkusu, mukabukkal ve labial çıkmazlar palpe edilerek mukazal bütünlüğün devamı ve hassasiyetin varlığı araştırılmalıdır. Sublingual hematomun varlığı mutlaka araştırılmalıdırki hava yolunu tehtid eden durumlarda biridir.

 

X-Ray Değerlendirme

Rutin grafilerde 3 tür görüntüleme vardır. Bunlar kafanın ve yüzün ön-arka, sağ-sol ve lateral-oblik grafileridir. Mandibulanın tüm kenarları ön-arka grafilerde görülebilir. Ancak zigomatik kemik ve mastoid proçesin süperimpozisyonu nedeniyle kondüler baş bölgesi iyi görüntülenemez. Lateral oblik görüntülemede birinci premolardan kondüle dek iyi bir görüntüleme sağlanabilir. Bilateral ve multipl fraktürleri ekarte etmek için tüm vakalarda filmler bilateral istenmelidir.

Mandibula fraktürü düşünülen hastalarda en iyi grafi maksilla ve mandibulanın panoramik görüntülenmesidir. Bu görüntülenme X ışınları başın etrafında dönerken çekilen tomogramdır ve bu yöntemle diğer rutin filmlerin yorumlanmasını engeleyen gereksiz görüntüler ekarte edilmiş olur.  

 

Bölgesel olarak mandibula kırıklarının sınıflanması

Bölgesel olarak kırıkların en çok olduğu yer mandibular açının olduğu bölgedir. Bunu kondüle yakın bölgeler ve sırasıyla molar ve mental bölgeler izler. Öndeki simfiz bölgesi çok kalın olduğundan burada kırık görülmesi nadirdir.

 

Alveolar Kırıklar

En sık karşılaşılan mandibula kırığı alveolar kırık ya da diş dizgesindeki kırıktır. En sık ön ve kesici bölgeler gibi travmaya açık bölgelerde görülür. Eğer avulse olduysa canlılığını sürdürebilecek dişler saklanmalıdır. Mukoperiostiuma tutulu olan hiçbir alveolar segment çıkartılmamalıdır. Akılcı olmayan debritmanlar düzeltilemeyen alveolar defektlere yol açabilir. Bu segmentlere steril gezlarla bası uygulanıp salinle ıslatılmış spançlarla kapatılmalıdır. Birçok alveolar kırık tel veye barlarla fikse edilebilir.

 

Kondül kırıkları

Tek taraflı kodül kırıklarında çene maksimum açılmada kırık tarafına kayar. Bilateral subkondüler kırıklarda ise ön ısırma sırasında posterior molardeki oklüzyonnedeniylekesici dişlerde tam kapanma olmaz ve birbirine temas edemez.

 

Simfiz kırıkları

Bu kırıklar genellikle alt kesici dişlerdeki yerdeğiştirmeler ile farkedilir. Diş yayının devamlılığı bozulmuştur ve bimanuel muayenede kırık bölgesindeki hareketlilik farkedilebilir.

 

Angulus ve gövde kırıkları

Bu kırıklar istenmeyen kırıklardır ve pterigomasseterik kasların proksimal segmenti yukarıya çekmesi ile oluşur. Düz filmde kolayca tanınır

Edentulous kırıkları

 

TEDAVİ

Mandibular kırıkların çoğu alt ve üst dişdizilerine konan barlarla redükte edilebilir. Kırık sahasındaki canlılığını sürdüremeyen ayrılmış dişler kırığın askıya alınması ya da redüksiyonunda gerekli değilse ortamdan uzaklaştırılmış olmalıdır. Birkaç diş kısmen ya da tüm fragmanları ile kaybedilmişse sorun daha karışıktır ancak fragmanlar olduğu kadarıyla cerrahi tedaviye yardımcı olabilir.

Tüm dental cihazlar intraoral fiksasyon için kullanılabilir ve gerekli enstrumanlar acil serviste bulunmalıdır. Kırık yarinin her iki tarafında da dişler varsa ve ağız kapatıldığında kabul edilebilir oklüzyon sağlanıyorsa kapalı redüksiyon yapılabilir. Fraktür hattı tercih edilmeyen hat olan son dişlerin arkasında ya da dişsiz bölgedeyse açık redüksiyon gerekir. Mandibulanın fiksasyonu için rijid internal fiksatörlerin kullanılması, mini plakların keşfedilmesi ile son derece artmıştır.Bunlar hem güvenilir ve sağlıklı iyileşme, hem de kozmetik açıdan olumlu sonuçlar sağlar.Rijid internal fiksasyonun tercih edilmesinin nedeni erken mobilizasyon ve tehlikesiz iyileşmedir.

Yumuşak doku yaralanmasının eşlik ettiği tüm mandibula kırıklarında olaso potansiyel kontaminasyon nedeni ile kırıklar daima enfeksiyon riski taşır. Antibiyotik proflaksi şarttır ve penisilin veya sefalosporinlerden biri tercih edilir. Buna karşın verilecek antibiyotiğin seçiminde cerrah ile birlikte karar vermek gerekir. Tüm mandibula kırıklı hastaların hasteneye yatışı gerekilidir.

 

 

 

ORTA YÜZ KIRIKLARI

Orta yüz kırıkları kırığın anatomik bölgesine göre birkaç tipe ayrılır. Yüze uygulanan kuvvetin yönü ve çokluğuna bağlı olarak herhangibir veya bütün kombinasyonlarda oluşabilir. Hasta öncelikle stabilize edilir. Ogta yüz ve mandibula kırıkları açısından ilk tedaviler destek niteliğindedir. Dişlerdeki tam ya da parsiyel kopmalar en kısa zamanda yerine konmalıdır. Tercihan ilk bir saatte gelen tüm avülzyonlar reimplante edilir. Kırık yerinin üstündeki yumuşak doku ile dengeli olarak orta yüz kırıkları yumuşak doku ödeminin çözüldüğü, yaralardaki estetik iyileşmenin tamamlandığı birkaçgün içinde redükte edilir.

 

Zigomatik Ark

İzole ark kırığı çok nadirdir. Çünkü kuvvetin izole olarak o bölgeye uygulanması için  orta lateralden direkt travma gelmesi gerekir.

 

   Klinik özellikler: Zigomatik arkın etkilenen bölgesinde gamzelenme ve depresyon ortaya çıkabilir. Bu depresyon alanında palpasyonla ağrı oluşturulabilir. Bununla berabar mandibulanın koronoid proçesinin mekanik zedelenmesine bağlı olarak hasta ağzını açamayabilir veya daha nadirenkısmen açılmış ağzı olabilir ancak kapatamazve sağa sola oynatamaz.

X-Ray: Zigomatik arkın eb iyi görüntülenmesi kafa tasının bazalinden alınan modifiye görüntüleme teknikleridir. Bunlar submentoverteks ve submentooksipitaldir.

Tedavi: Zigomatik ark kırıkları yaralanmadan hemen sonra değil bir süre sonrs cerrahi tedaviye alınır. Başlangıç tedavi stabilizasyonu sağlamaktır. Bu işlemi takiben yaradaki ödemin rezolüsyonu beklenir. Estetik rekonstrüksiyon böyle bir yaklaşımla daha iyi sağlanır.

 

    Zigoma ve Zigomatik-Maksillar Kompleks

   Zigoma majör eklemlerini frontal kemik, maksilla, temporal kemiğin zigomatik proçesi ve sinüs lateral duvarı ile yapar. Bu yüzden kırıklar bu eklemlerde ya da bu eklemlere yakın  bölgelerde meydana gelir. Zigomatik cisimdeki patlama kemiği kötü bir

şekilde dağıtır ve bu olay frontal kemik ile zigomaki sütürde, zigomatikomaksillar sütürde veya orbital rimde, maksillar sinüsün lateral duvarındaki zigomatik destek alanında ya da temporal kemik zigomatik proçesi ile zigoma arasında sütürün çok az arka tarafında kırıklar meydana getirabilir. Zigomatikomaksillar kompleks orbital tabanın bir parçası olduğundan bu bölgede de kırıklar olabilir. Bu deprese fraktür nedeniyle ekstraoküler kaslarda yaralanma olması ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu tip orbital taban kırıkları blow-out tipi orbital kırıklarla karıştırılmamalıdır.

Saf bir blow-out kırığı gözü arkaya doğru iten direkt intraoküler travma nedeni ile oluşur ve bu kuvvetin etkisi ile gözü çevreleyen yapılara, özellikle de sıkıştırılamayan periorbital yağ dokusuna bası yaparak zedelenmeye yol açar. Bu yolla oluşan basınç orbita tabanına doğru iletilir. Daha ince bir kemik yapıya sahip olan bu bölgede orbital blow-out denen kırığa yol açar. Yumuşak dokular orbita tabanı altındaki maksillar antrum denen boşluğa akar.

   Klinik Özellikler: Zigomatik kemik ve zigomatikomaksillar kompleks kırıklarının majör belirtileri şunlardır;

1)  Yanak ve periorbital ödem

2)  Yaralanmadan kısa bir süre sonra ödem sahasına yakın bölgede fasiyal düzleşme.

3)  Sirkumorbital ve subkonjuktival ödem.

4)  Tek taraflı burun kanaması.

5)  Yanak, dişeti, üst dudak ve dişlerde anestezi.

6)  İnferior orbital kenar, frontal zigomatik hat, maksillar sinüs lateral duvarı(ağız içinin zigomatik destek bölgesi) gibi ilgili bölgelerde hassasiyet ve step deformitesi mevcudiyeti.

7)  Olası görme asimetrisi ile beraber diplopi.

8)  Mandibula hareketlerinde sınırlılık.

9)  Kırığın olduğu bölge dokularında amfizem

Yaralanmanın ilk 2-3 saatinde oluşan ödem altta yatan kırığı maskeleyebilir. Bu nedenle bu tür yaralanmaların çoğunda şişme nedeni ile tanı zamanı uzar ve hatta eşlik eden yaralanmalarla tanı daha sonraki döneme sarkabilir. Karakteristik bulgu olarak yüzün üst yanak bölgesindeki düzleşme yaralanmayı takiben ya da ödem çözüldükten sonra yani yaralanmanın 3-5. Gününde görülebilir. Süperior orbital hattan başlayan palpasyon sırasında infraorbital rim ve frontal-zigomatik sütür hattında basamaklanma sıklıkla hissedilebilir. Palpasyon zigoma cismine ve arkına doğru devam ettirilir ve hassasiyet olup olmadığı kontrol edilerek kırık açısından muayene tamamlanabilir.

 

      Orbita etrafı ekimoz ve ciddi subkonjuktival kanama sıklıkla mevcuttur. Tek taraflı oküler düzeyin depresyonunu belirlemek için bilaterak pupiller düzey dikkatle muayene edilmelidir. Görme keskinliği ve oküler hareketler dikkatle değerlendirilmelidir. Görme bulanıklığı ve diplopi varlığı not edilmelidir.

      Deprese zigomatik gövde ya da ark kırıkları sonucu mandibular fonksiyon bozukluğu olabilir. Ağız içinde üst dudak sulkusunda ekimoz olabilir. Kırıklara bağlı olarak dişlerde, yanaklarda, dişetinde anestezi olabilir. Lateral sinüs duvarı ile olan komşuluğu nedeni ile cilt altı amfizem tespit edilebilir.

 

           X-Ray: Kafatasının bazal görüntülemesi (submentoverteks-Submentooksipital) ve waters grafi zigoma kırıklarında ilk görülmesi gereken filmlerdir. Water’s ve oksiputomental görüntüleme bu iş için yeterlidir. Bu grafilerle zigomatik kemiğim olası kırık bölgelerini görmek olasıdır. Sinüslerde opasite ya da hava sıvı seviyesi travmaya sekonder antral hemoraji olabileceğini düşündürür.

 

      Kafa tasının bazal görüntülenmesinde zigomatik kemikte olabilecek dört kırık noktası da görülebilir. Ayrıca zigoma cismindeki içe doğru çoküntüleri karşı zigoma ile karşılaştırma fırsatı tanıyarak gösterebilir. Daha ileri değerlendirmeler orbital BT ile sağlanabilir. Orbita tabanı kırıklarının ayırıcı tanısına da yardımcıdır.

 

Tedavi:

Birkaç cerrahi yaklaşım vardır ve sık olarak açık redüksiyon,fiksasyon ve antral paking yapılır. Antibiyotik tedavisinde cerrahla birlikte karar verimelidir.

 

: